Deniz Göktaş hakkında iddianame Üç suçlamadan 11 yıl 2 aya kadar hapis talebi
“Ölü Deniz” adlı stand-up gösterisinde kullandığı ifadeler nedeniyle tutuklu bulunan komedyen Deniz Göktaş hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede Göktaş’ın üç ayrı suçlamadan 2 yıl 8 aydan 11 yıl 2 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Komedyen Deniz Göktaş hakkında “Ölü Deniz” adlı stand-up gösterisinde kullandığı ifadeler nedeniyle yürütülen soruşturmada iddianame hazırlandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede Göktaş’a “Cumhurbaşkanına alenen hakaret”, “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik veya aşağılama” ile “suçu ve suçluyu övme” suçlamaları yöneltildi.
Savcılık, üç ayrı suçlama kapsamında Göktaş’ın 2 yıl 8 aydan 11 yıl 2 aya kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.
İddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesi halinde Göktaş’ın yargılanmasına başlanacak.
DOSYANIN MERKEZİNDE “ÖLÜ DENİZ” GÖSTERİSİ VAR
Göktaş hakkındaki soruşturmanın merkezinde, komedyenin “Ölü Deniz” adını verdiği stand-up gösterisinde kullandığı ifadeler yer alıyor.
1 Haziran 2026’da İstanbul Harbiye’de sahnelenen gösterinin kaydı daha sonra YouTube’da yayımlandı. Gösteride yer alan bazı ifadelerin ardından Göktaş hakkında adli süreç başlatıldı.
Soruşturma kapsamında Göktaş’ın sözlerinin farklı bölümleri üzerinden birden fazla suçlama yöneltildi.
Savcılık, hazırladığı iddianameyle söz konusu ifadelerin yalnızca sahne performansı ve mizah özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği yönünde hukuki değerlendirmede bulunurken, Göktaş ve avukatları ise suçlamaları reddederek sözlerin politik mizah ve ifade özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
YURT DIŞINDAN DÖNDÜ, HAVALİMANINDA GÖZALTINA ALINDI
Soruşturma başladığında yurt dışında bulunan Deniz Göktaş, Türkiye’ye döneceğini kamuoyuna duyurdu.
Göktaş, 2 Temmuz’da İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen komedyen, 3 Temmuz’da çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Göktaş’ın tutuklanmasıyla birlikte soruşturma, yalnızca hukuki boyutuyla değil; ifade özgürlüğü, politik mizahın sınırları ve sanatçıların cezai sorumluluğu başlıkları üzerinden de kamuoyunda tartışılmaya başlandı.
TAHLİYE KARARI VERİLDİ, ANCAK CEZAEVİNDEN ÇIKAMADI
Dosyadaki en dikkat çekici gelişmelerden biri ağustos ayının sonunda yaşandı.
Göktaş’ın avukatlarının tutukluluğa yaptığı itirazı değerlendiren nöbetçi mahkeme, “Cumhurbaşkanına hakaret” ile “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamaları yönünden tahliye kararı verdi.
Ancak Göktaş cezaevinden çıkamadı.
Savcılık, bu kez aynı gösteride suç örgütlerine ilişkin kullandığı bazı ifadeler nedeniyle Göktaş hakkında “suçu ve suçluyu övme” suçlaması kapsamında işlem başlattı.
Göktaş, bu suçlama nedeniyle yeniden hakimlik karşısına çıkarıldı ve hakkında bir kez daha tutuklama kararı verildi.
Böylece ilk dosyadaki tahliye kararı fiilen uygulanmadan Göktaş’ın tutukluluğu yeni suçlama kapsamında devam etti.
İLK İKİ SUÇLAMADAN DA YENİDEN TUTUKLANDI
Hukuki süreç bununla sınırlı kalmadı.
Savcılık, Göktaş hakkında ilk iki suçlama yönünden verilen tahliye kararına itiraz etti.
İtirazın ardından yapılan değerlendirmede Göktaş hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret” ile “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçlamaları bakımından yeniden tutuklama kararı verildi.
Böylece Göktaş hakkındaki dosyada kısa süre içerisinde tutuklama, tahliye ve yeniden tutuklama kararlarının birbirini izlediği bir süreç ortaya çıktı.
GÖKTAŞ: SÖZLERİM POLİTİK MİZAH KAPSAMINDA
Deniz Göktaş ise soruşturma boyunca kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmedi.
Göktaş savunmasında, suçlamalara konu edilen ifadelerin stand-up gösterisinin bütününden koparılarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek sözlerinin politik mizah kapsamında olduğunu ifade etti.
Hakaret etme, halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme ya da herhangi bir suç veya suçluyu övme kastıyla hareket etmediğini savunan Göktaş, gösterinin mizahi niteliğine dikkat çekti.
Savunma tarafı ayrıca Göktaş’ın soruşturma başlatıldığını bilmesine rağmen yurt dışından kendi iradesiyle Türkiye’ye dönmesini, kaçma şüphesinin bulunmadığı yönündeki savunmalarının dayanaklarından biri olarak gösterdi.
SAVCILIK ÜÇ SUÇLAMAYI TEK İDDİANAMEDE TOPLADI
Soruşturmanın tamamlanmasının ardından hazırlanan iddianamede, Göktaş’a yöneltilen suçlamalar aynı dosyada toplandı.
Savcılık Göktaş’ın;
“Cumhurbaşkanına alenen hakaret”,
“halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik veya aşağılama”,
“suçu ve suçluyu övme”
suçlarından cezalandırılmasını talep etti.
İddianamede talep edilen cezaların toplamı dikkate alındığında Göktaş’ın en az 2 yıl 8 ay, en fazla 11 yıl 2 ay hapis cezasıyla karşı karşıya olduğu belirtildi.
Ancak iddianamede yer alan ceza talebi, Göktaş hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı anlamına gelmiyor. Talep edilen cezaya ilişkin nihai değerlendirme, iddianamenin kabul edilmesi halinde yapılacak yargılama sonucunda mahkeme tarafından gerçekleştirilecek.
İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VE MİZAHIN SINIRLARI YENİDEN GÜNDEMDE
Deniz Göktaş dosyası, ceza soruşturmasının yanı sıra sanatsal ifade özgürlüğünün sınırlarına ilişkin tartışmaları da beraberinde getirdi.
Dosyada bundan sonraki hukuki tartışmanın önemli başlıklarından birini, sahnede mizahi anlatının parçası olarak kullanılan ifadelerin ceza hukuku kapsamında suç oluşturup oluşturmadığı meselesinin oluşturması bekleniyor.
Savcılık suçlamalara konu ifadelerin cezai sorumluluk doğurduğu görüşünde. Savunma tarafı ise gösterinin bağlamının, mizahi anlatım biçiminin ve politik eleştiri niteliğinin dikkate alınması gerektiğini savunuyor.
Dolayısıyla yargılama sürecinde yalnızca tek tek ifadelerin içeriğinin değil, sözlerin söylendiği bağlamın, gösterinin bütününün ve ifade özgürlüğünün sınırlarının da tartışılması bekleniyor.
GÖZLER İDDİANAMEYİ İNCELEYECEK MAHKEMEDE
İddianamenin hazırlanmasıyla birlikte Deniz Göktaş hakkındaki soruşturma aşamasında önemli bir eşik aşılmış oldu.
Bundan sonraki süreçte iddianame görevli mahkeme tarafından incelenecek. Mahkemenin iddianameyi kabul etmesi halinde kovuşturma aşamasına geçilecek ve Göktaş hakim karşısına çıkacak.
Mahkeme yargılama sırasında savcılığın suçlamalarını, dosyadaki delilleri ve savunma tarafının itirazlarını birlikte değerlendirecek.
Göktaş’ın tutukluluk durumuna ilişkin değerlendirmelerin de yargılama sürecinde devam etmesi bekleniyor.
Üç ayrı suçlamadan 11 yıl 2 aya kadar hapsi talep edilen Deniz Göktaş hakkındaki nihai kararı mahkeme verecek. İddianamede yer alan suçlamalar kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü niteliği taşımıyor; Göktaş, kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmadığı sürece masumiyet karinesinden yararlanıyor.


