AFŞİN-ELBİSTAN’DA ÇEVRE ALARMI

Hurman Çayı, tarım arazileri ve halk sağlığı için yetkililere kapsamlı inceleme çağrısı Kahramanmaraş’ın Afşin-Elbistan bölgesinde yaşayan vatandaşların yıllardır dile getirdiği çevre sorunları yeniden gündemde. Bölge halkı; termik santral faaliyetleriyle bağlantılı olduğunu düşündükleri kül ve toz taşınımı, su kirliliği ve tarım arazilerindeki olumsuzlukların bilimsel yöntemlerle araştırılmasını istiyor. Özellikle Hurman Çayı’nın su kalitesi, geçmişte yaşandığı belirtilen balık ölümleri ve sulama suyunun tarımsal üretim üzerindeki muhtemel etkileri konusunda bağımsız analiz talep ediliyor.

AFŞİN-ELBİSTAN’DA ÇEVRE ALARMI
AFŞİN-ELBİSTAN’DA ÇEVRE ALARMI
AFŞİN-ELBİSTAN’DA ÇEVRE ALARMI
AFŞİN-ELBİSTAN’DA ÇEVRE ALARMI
AFŞİN-ELBİSTAN’DA ÇEVRE ALARMI
AFŞİN-ELBİSTAN’DA ÇEVRE ALARMI
AFŞİN-ELBİSTAN’DA ÇEVRE ALARMI
AFŞİN-ELBİSTAN’DA ÇEVRE ALARMI
AFŞİN-ELBİSTAN’DA ÇEVRE ALARMI

Afşin-Elbistan havzasında yıllardır devam ettiği belirtilen çevresel sorunlara ilişkin bölge halkından dikkat çekici bir çağrı geldi.

Vatandaşlar, tartışmanın iddia ve açıklamalar üzerinden sürdürülmesi yerine; su, hava ve topraktan alınacak numunelerin yetkili ve bağımsız laboratuvarlarda incelenmesini, sonuçların kamuoyuyla eksiksiz ve anlaşılır biçimde paylaşılmasını talep ediyor.

Bölge sakinlerinin üzerinde özellikle durduğu başlıkların başında ise Hurman Çayı geliyor.

HURMAN ÇAYI İÇİN KRİTİK SORU SUYUN KALİTESİ NE DURUMDA?

Bölge halkı, sanayi faaliyetlerinden kaynaklandığını düşündükleri atıkların ve kirli suların Hurman Çayı üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğu iddiasında.

Vatandaşların anlatımlarına göre çayda geçmiş dönemlerde balık ölümleri gözlemlendi. Çiftçiler ise sulamada kullanılan suyun niteliğine ilişkin ciddi endişeler taşıdıklarını ifade ediyor.

Ancak bu noktada kamuoyunun ihtiyacı tahminler değil, ölçülebilir ve doğrulanabilir bilimsel veriler.

Hurman Çayı’nın farklı noktalarından ve farklı dönemlerde alınacak numunelerin kapsamlı şekilde analiz edilmesi; varsa kirleticilerin türünün, yoğunluğunun ve muhtemel kaynağının ortaya konulması isteniyor.

Bölge halkının yanıt beklediği soru son derece açık:

Hurman Çayı’nın suyu bugün tarımsal sulama açısından güvenli mi?

ÇİFTÇİNİN ENDİŞESİ BÜYÜK BU SUYLA TOPRAĞIMIZI SULUYORUZ

Afşin-Elbistan’da su meselesi yalnızca çevresel bir problem olarak görülmüyor.

Çünkü aynı su, bölgenin tarımsal üretiminin ve dolayısıyla çok sayıda ailenin geçiminin temel unsurlarından biri.

Sulama suyunda bulunabilecek kirleticilerin yalnızca mevcut ürünü değil, uzun vadede toprağın yapısını ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini de etkileyebileceğinden endişe ediliyor.

Bu nedenle çiftçiler yalnızca su analizlerinin değil, tarım toprakları ve yetiştirilen ürünlerden alınacak numunelerin de incelenmesini talep ediyor.

Vatandaşlar şu soruların bilimsel olarak cevaplandırılmasını istiyor:

Hurman Çayı ve sulama kanallarındaki suyun kimyasal özellikleri nedir?

Toprakta tarımsal üretimi olumsuz etkileyebilecek birikimler bulunuyor mu?

Ürünlerde çevresel kirleticiler açısından risk oluşturabilecek herhangi bir bulgu mevcut mu?

Varsa tarımsal kayıplarla çevresel faktörler arasında bilimsel olarak ortaya konulabilecek bir bağlantı bulunuyor mu?

HAVADAN GELDİĞİ BELİRTİLEN KÜL VE TOZ DA ENDİŞE KAYNAĞI

Bölge sakinlerinin dikkat çektiği ikinci önemli başlık ise hava kalitesi.

Vatandaşlar, belirli dönemlerde yoğun kül ve toz taşınımıyla karşı karşıya kaldıklarını; partiküllerin tarım arazilerine, bahçelere, araçların üzerine ve evlerin çevresine kadar ulaştığını ifade ediyor.

Hatta bazı bölge sakinleri dışarıda kurutulan çamaşırların dahi bu partiküllerden etkilendiğini anlatıyor.

Bu iddialar beraberinde son derece önemli bir soruyu getiriyor:

Bölgeye çöken partiküllerin kimyasal içeriği nedir?

Vatandaşlar, yalnızca havadaki partikül miktarının değil, bu maddelerin içeriğinin de analiz edilmesini talep ediyor.

Çünkü kamuoyunun bilmek istediği mesele yalnızca “havada toz bulunup bulunmadığı” değil; söz konusu partiküllerin insan sağlığı, tarım toprağı, yüzey suları, bitkisel üretim ve hayvancılık bakımından herhangi bir risk taşıyıp taşımadığı.

BALIK ÖLÜMLERİ ARAŞTIRILDI MI?

Bölge halkının açıklığa kavuşturulmasını istediği konulardan biri de Hurman Çayı’nda geçmiş dönemlerde yaşandığı belirtilen balık ölümleri.

Vatandaşlar bu olayların nedenlerinin hangi bilimsel yöntemlerle araştırıldığını, su ve balık numunelerinin incelenip incelenmediğini ve yapılan incelemeler varsa sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılıp paylaşılmadığını soruyor.

Balık ölümlerinin tek başına herhangi bir kirletici kaynağın kesin kanıtı olarak değerlendirilemeyeceği açık.

Ancak tam da bu nedenle olayların bilimsel yöntemlerle incelenmesi, muhtemel nedenlerin ortaya çıkarılması ve sonuçların şeffaf şekilde açıklanması gerektiği vurgulanıyor.

BAŞVURULAR YAPTIK, KALICI SONUÇ GÖREMEDİK

Bölge sakinleri, çevre sorunlarına ilişkin geçmiş yıllarda çeşitli kamu kurumlarına başvurduklarını ve şikâyetlerini yetkililere ilettiklerini belirtiyor.

Vatandaşların temel eleştirisi ise yapılan başvuruların ardından sorunun kalıcı biçimde çözüldüğüne dair yeterli bir sonuç görememeleri.

Bu nedenle artık yalnızca şikâyetlerinin kayıt altına alınmasını değil, sonuçları kamuoyuna açık kapsamlı bir çevresel inceleme yapılmasını istiyorlar.

Bölge halkının yetkililere yönelttiği sorular ise dikkat çekici:

Hurman Çayı düzenli olarak analiz ediliyor mu?

Ediliyorsa hangi parametreler ölçülüyor ve sonuçlar neden kamuoyunun kolaylıkla erişebileceği şekilde yayımlanmıyor?

Balık ölümleri konusunda kapsamlı bir bilimsel inceleme gerçekleştirildi mi?

Tarım arazilerinde yaşandığı belirtilen verim ve kalite sorunlarının nedenleri araştırıldı mı?

Yerleşim alanlarına ve tarlalara ulaştığı ileri sürülen kül ve partiküllerin içeriği analiz edildi mi?

Hava, su ve toprak üzerindeki muhtemel etkiler birlikte değerlendirildi mi?

Bu çalışmalar yapıldıysa sonuçları nerede?

VATANDAŞLAR BAĞIMSIZ NUMUNE VE LABORATUVAR ANALİZİ İSTİYOR

Bölge halkının talebi yalnızca yeni bir denetim yapılması değil.

Vatandaşlar, tartışmaları sona erdirecek kapsamlı ve şeffaf bir bilimsel inceleme mekanizması kurulmasını istiyor.

Bu kapsamda Hurman Çayı’nın farklı noktalarından su numuneleri alınması, sulamada kullanılan suların ayrıca incelenmesi, tarım arazilerinden toprak örnekleri toplanması, gerekli görülen tarımsal ürünlerin analiz edilmesi ve havadaki partiküllerin hem miktarının hem de kimyasal içeriğinin belirlenmesi talep ediliyor.

Numune alma sürecinin usulüne uygun biçimde kayıt altına alınması ve analizlerin yetkili, akredite ve mümkün olduğunca bağımsız laboratuvarlarda gerçekleştirilmesi çağrısı yapılıyor.

En önemli talep ise bütün sonuçların kamuoyuyla paylaşılması.

Çünkü bölge halkına göre mesele yalnızca denetim yapılması değil, denetimin sonucunun vatandaş tarafından görülebilmesi.

SANTRAL YÖNETİMİNE ŞEFFAFLIK ÇAĞRISI

Vatandaşların çağrısının bir diğer adresi de termik santral yönetimi.

Bölge halkı, tesisin çevresel performansına ilişkin gerçekleştirilen ölçümlerin, denetimlerin ve çevre mevzuatı kapsamında hazırlanması gereken raporların mümkün olan en geniş şeffaflıkla kamuoyuna açıklanmasını istiyor.

Böylelikle hem santral hakkındaki iddiaların bilimsel veriler ışığında değerlendirilmesi hem de kamuoyundaki soru işaretlerinin giderilmesi amaçlanıyor.

Bölge sakinlerinin mesajı net

“Eğer değerler mevzuata uygunsa kamuoyu bunu bilsin. Eğer herhangi bir uygunsuzluk varsa bunun da üzeri örtülmeden gerekli tedbirler alınsın.”

VALİLİK VE BAKANLIKLARA ÇAĞRI

Yaşanan tartışmaların ardından gözler ilgili kamu kurumlarına çevriliyor.

Başta Kahramanmaraş Valiliği olmak üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, ilgili yerel yönetimler ve denetim yetkisine sahip diğer kamu kurumlarından kapsamlı bir çalışma yürütülmesi bekleniyor.

Vatandaşların talebi, kurumların koordineli şekilde hareket ederek yalnızca tek bir çevresel parametreyi değil, hava-su-toprak-tarım ilişkisini bütüncül biçimde değerlendirmesi.

Gerekli incelemelerde mevzuata aykırı bir durum tespit edilmesi halinde ise sorumlular hakkında gerekli idari ve hukuki süreçlerin işletilmesi isteniyor.

MESELE YALNIZCA ÇEVRE DEĞİL, BÖLGENİN GELECEĞİ

Afşin-Elbistan’daki tartışmanın merkezinde aslında çok daha büyük bir mesele bulunuyor.

Su, toprak, tarım, hayvancılık, insan sağlığı ve gelecek nesiller.

Bir su kaynağında meydana gelebilecek kirlilik yalnızca bugünün sorunu olarak kalmayabilir. Toprakta oluşabilecek olumsuzlukların etkileri uzun yıllar devam edebilir. Tarımsal üretimin zarar görmesi ise çiftçinin gelirinden bölgesel ekonomiye kadar geniş bir alanda sonuç doğurabilir.

Bu nedenle vatandaşlar çevre meselesinin günlük siyasi tartışmaların dışında değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

AFŞİN-ELBİSTAN HALKI DEDİKODU DEĞİL, VERİ İSTİYOR

Bölgeden yükselen çağrının özeti aslında birkaç temel soruda birleşiyor:

Suyumuz temiz mi?

Toprağımız güvenli mi?

Soluduğumuz havada sağlığımız açısından risk oluşturabilecek partiküller bulunuyor mu?

Yetiştirdiğimiz ürünler güvenli mi?

Hayvancılık ve tarımsal üretim çevresel faktörlerden etkileniyor mu?

Bu sorulara söylentilerle, tahminlerle veya karşılıklı suçlamalarla değil; bilimsel analizlerle cevap verilmesi gerekiyor.

Çünkü vatandaşın yaşadığı çevrenin durumunu öğrenmesi bir lütuf değil, kamusal şeffaflığın temel gereğidir.

BÖLGE HALKINDAN NET MESAJ SOMUT ADIM BEKLİYORUZ 

Afşin ve Elbistan’da yaşayan vatandaşlar artık yalnızca şikâyetlerinin dinlenmesini istemiyor.

Numune alınmasını, analiz yapılmasını, sonuçların açıklanmasını ve gerekiyorsa önlem alınmasını istiyor.

Bölgeden yükselen çağrı şöyle.

“Biz herhangi bir kurumun veya kişinin peşinen suçlu ilan edilmesini istemiyoruz. Biz gerçeğin ortaya çıkarılmasını istiyoruz. Hurman Çayı’ndan su alınsın, toprağımız incelensin, havadaki kül ve partiküller analiz edilsin. Sonuç ne çıkarsa vatandaşla açıkça paylaşılsın. Sorun yoksa bunu bilimsel verilerle görelim; sorun varsa da gereken yapılsın.”

SON ÇAĞRI BU SORULAR CEVAPSIZ KALMASIN

Afşin-Elbistan halkının beklentisi açık.

Şeffaflık. Denetim. Bilimsel inceleme. Kamuoyuna açıklama. Ve gerekiyorsa etkili müdahale.

Kahramanmaraş’tan Ankara’ya kadar yetki ve sorumluluk sahibi bütün kurumlara yapılan çağrının merkezinde tek bir talep bulunuyor.

Bölgedeki çevresel kaygılar bütün yönleriyle araştırılsın ve gerçekler kamuoyuna açıklansın.

Çünkü mesele yalnızca bugün Hurman Çayı’ndan akan su değil.

Mesele, yarın çocuklara bırakılacak suyun, toprağın ve havanın ne durumda olacağıdır.

Afşin-Elbistan halkı artık iddiaların arasında cevap aramak değil, bilimsel verilerle gerçeği bilmek istiyor.

Ve bölgeden yükselen son soru yetkililere yöneltiliyor.

SUYUMUZU, TOPRAĞIMIZI VE HAVAMIZI KORUMAK İÇİN DAHA NEYİ BEKLİYORUZ?