MEB’DEN OKULLARDA YENİ DÖNEM ÖĞRETMENE ÖNLÜK, VELİYE RANDEVU ŞARTI

Milli Eğitim Bakanlığı, 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde okulların işleyişini doğrudan etkileyecek yeni uygulamaları belirledi. Bakan Yusuf Tekin imzasıyla 81 ilin valiliğine gönderilen genelgede öğretmen ve eğitim çalışanlarının önlük giymesi, veli görüşmelerinin randevu sistemi üzerinden yürütülmesi ve Bakanlık tarafından belirlenenler dışındaki deneme ve tarama sınavlarının yapılmaması öngörüldü. Okul güvenliğinde ise giriş kontrollerinden kör noktaların aydınlatılmasına kadar tedbirlerin artırılması istendi.

MEB’DEN OKULLARDA YENİ DÖNEM ÖĞRETMENE ÖNLÜK, VELİYE RANDEVU ŞARTI

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 2026-2027 eğitim öğretim yılına ilişkin yol haritasını belirledi.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in imzasıyla 81 ilin valiliğine gönderilen “2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler” konulu genelgeyle yeni eğitim döneminde uygulanacak usul ve esaslar netleştirildi.

Resmi ve özel eğitim kurumlarını kapsayan düzenlemeler; okul güvenliği, personelin kıyafeti, veli ziyaretleri, ölçme ve değerlendirme süreçleri ile yıl boyunca gerçekleştirilecek eğitim faaliyetleri açısından önemli değişiklikler içeriyor.

Yeni dönemin en dikkat çekici başlıkları arasında eğitim çalışanlarının önlük giymesi, okullara randevusuz veli girişine izin verilmemesi ve öğrencileri sıralamaya dayalı rekabete yönelten deneme ve tarama sınavlarının sınırlandırılması yer aldı.

EĞİTİM ÇALIŞANLARININ KIYAFETİNDE YENİ DÖNEM

Genelgenin dikkat çeken düzenlemelerinden biri eğitim kurumlarında görev yapan personelin kıyafetine ilişkin oldu.

Bakanlık; öğretmenlik mesleğinin saygınlığı, eğitim çalışanlarının temsil sorumluluğu ve öğrencilere örnek olma niteliğini ön plana çıkardı.

Bu çerçevede eğitim kurumu yöneticileri, öğretmenler ve diğer eğitim çalışanlarının görevleri sırasında önlük giymesi öngörüldü.

Uygulamanın yalnızca tavsiye niteliğinde bırakılmayacağı, il ve ilçe milli eğitim müdürlükleri tarafından takip edileceği belirtildi. Mevzuata aykırı uygulamalara izin verilmemesi istendi.

Düzenlemeyle eğitim çalışanlarının okul ortamındaki kurumsal temsilinin daha görünür hale getirilmesi amaçlanıyor.

OKUL KAPILARINDA DAHA SIKI GÜVENLİK

Yeni eğitim öğretim yılının en kapsamlı başlıklarından biri ise okul güvenliği oldu.

Son dönemde eğitim kurumlarında meydana gelen güvenlik olaylarının ardından gündeme gelen “güvenli okul iklimi” yaklaşımı kapsamında denetim ve koruyucu tedbirlerin artırılması kararlaştırıldı.

İl ve ilçe düzeyindeki ilgili yürütme kurulları eğitim öğretim yılı başlamadan önce bir araya gelerek okullar ve çevrelerindeki muhtemel riskleri değerlendirecek.

Okul binaları ile bahçelerde güvenlik açısından risk oluşturabilecek noktalar gözden geçirilecek. Kör noktaların aydınlatılması, giriş ve çıkışların kontrol altında tutulması ve acil durum tahliye güzergâhlarının kullanıma hazır tutulması için gerekli bakım ve düzenlemelerin yapılması sağlanacak.

Böylece güvenlik politikası yalnızca olay sonrasında müdahaleye değil, risklerin önceden tespit edilmesine ve önleyici tedbirlerin güçlendirilmesine dayandırılacak.

VELİLER İÇİN RANDEVUSUZ OKUL ZİYARETİ DÖNEMİ SONA ERİYOR

Güvenlik tedbirleri kapsamında okul ziyaretlerine ilişkin uygulamalar da yeniden düzenlendi.

Yeni dönemde veli-öğretmen ve veli-okul yönetimi görüşmelerinin “Okul Randevu Sistemi” üzerinden planlanması esas alınacak.

Buna göre velilerin öğretmen veya okul yöneticileriyle yapacakları görüşmeler önceden randevu alınarak gerçekleştirilecek. Randevusuz ziyaretçilerin okul içerisine girişine izin verilmeyecek.

Güvenlik açısından daha dikkat çekici düzenleme ise öğrenciyle doğrudan hukuki bağı bulunmayan kişilere yönelik olacak.

Öğrencinin velisi veya vasisi olmayan kişilerin okullara girişine izin verilmeyecek.

Düzenlemeyle okul içerisinde kontrolsüz ziyaretçi hareketliliğinin önüne geçilmesi, eğitim faaliyetlerinin kesintiye uğramaması ve öğrenciler ile eğitim çalışanlarının güvenliğinin güçlendirilmesi hedefleniyor.

DENEME VE TARAMA SINAVLARINA SIKI SINIRLAMA

MEB’in yeni dönem düzenlemelerinde ölçme ve değerlendirme sistemi de önemli yer tutuyor.

Bakanlık tarafından belirlenen ortak sınavlar ve hazırlanan ölçme araçları dışında öğrencilerin birbirleriyle yarıştırıldığı veya başarı sıralamasına tabi tutulduğu sınav organizasyonlarına izin verilmeyecek.

Bu kapsamda il, ilçe, okul veya sınıf düzeyinde gerçekleştirilen deneme sınavı, tarama sınavı ve hazır bulunuşluk sınavı gibi uygulamalar sınırlandırılacak.

Özellikle öğrencilerin başarı sıralamasına sokulduğu, sonuçların öğrenciler arasında rekabet oluşturacak biçimde kullanıldığı veya velilere ilave mali yük getirdiği uygulamalara geçit verilmeyecek.

VELİYE DENEME SINAVI KİTAPÇIĞI ALDIRILAMAYACAK

Düzenlemenin ekonomik boyutu da bulunuyor.

Deneme, tarama veya benzeri sınavlar gerekçe gösterilerek öğrencilere dışarıdan hazırlanan sınav materyallerinin satın aldırılmasına izin verilmeyecek.

Böylece okullarda gerçekleştirilen sınavlar üzerinden velilerin ek harcamaya yönlendirilmesinin önüne geçilmesi amaçlanıyor.

Bakanlık tarafından belirlenen ölçme ve değerlendirme uygulamaları ise mevzuat doğrultusunda devam edecek.

“SINAV SONUCU” YERİNE “ÖĞRENME SÜRECİ”

Yeni yaklaşımın merkezinde öğrencilerin yalnızca aldıkları puan üzerinden değerlendirilmemesi bulunuyor.

MEB, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında ölçme ve değerlendirme anlayışını öğrencinin gelişimini süreç içerisinde izleyen bir yapıya dönüştürmeyi hedefliyor.

Bu nedenle yeni dönemde öğrencilerin yalnızca sınav performanslarına değil; öğrenme süreçlerine, gelişimlerine ve edindikleri becerilere odaklanan uygulamalar daha fazla öne çıkacak.

Deneme ve tarama sınavlarına yönelik kısıtlamaların da bu yaklaşımın önemli parçalarından biri olması bekleniyor.

YIL BOYUNCA “SÜREÇ ODAKLI” ETKİNLİKLER

Yeni eğitim öğretim yılı yalnızca sınav sistemindeki değişikliklerle sınırlı kalmayacak.

Genelgede, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun temel ilkeleri ile Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda okullarda gerçekleştirilecek faaliyetlere ilişkin esaslara da yer verildi.

Eğitim öğretim yılının ilk haftasından başlayarak yıl boyunca Bakanlık tarafından hazırlanan uygulama kılavuzları doğrultusunda “süreç odaklı” etkinlikler gerçekleştirilecek.

Bu çalışmaların eğitim kurumlarında uygulanması zorunlu olacak.

Böylece öğrencilerin akademik başarılarının yanı sıra sosyal, kültürel ve kişisel gelişimlerinin de eğitim sürecinin ayrılmaz bir parçası haline getirilmesi amaçlanıyor.

OKUL YÖNETİMLERİNE YAKIN TAKİP TALİMATI

Genelgede yer alan düzenlemelerin sahada uygulanmasının takibi de il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerinin sorumluluğunda olacak.

Okul yönetimlerinin yeni eğitim öğretim yılı başlamadan önce gerekli hazırlıkları tamamlaması; güvenlik, ziyaretçi kabulü, personel uygulamaları ve ölçme-değerlendirme süreçlerinin belirlenen kurallara uygun hale getirilmesi gerekecek.

Böylece genelgede yer alan hükümlerin yalnızca idari bir talimat olarak kalmaması, ülke genelindeki eğitim kurumlarında ortak uygulamaya dönüşmesi hedefleniyor.

ÖĞRETMEN, ÖĞRENCİ VE VELİYİ DOĞRUDAN ETKİLEYECEK

MEB’in yeni genelgesi, eğitim sisteminin üç temel paydaşı olan öğretmen, öğrenci ve velilerin günlük okul hayatında doğrudan hissedeceği değişiklikler getiriyor.

Öğretmen ve eğitim çalışanları açısından önlük uygulaması kurumsal temsil ve mesleki görünürlüğü öne çıkarırken, veliler açısından en belirgin değişiklik okullara giriş sisteminde yaşanacak.

Randevu zorunluluğuyla okul ziyaretleri daha kontrollü hale getirilecek.

Öğrenciler açısından ise en önemli değişikliklerden biri sınav uygulamalarında olacak. Özellikle öğrencileri birbirleriyle yarıştıran, sıralama oluşturan ve velilere ek maliyet çıkaran deneme ve tarama uygulamalarının önüne geçilecek.

MEB’İN YENİ DÖNEMDE ÜÇ ANA BAŞLIĞI: GÜVENLİK, DİSİPLİN VE SÜREÇ

Genelgenin bütünü değerlendirildiğinde Bakanlığın 2026-2027 eğitim öğretim yılında üç temel alan üzerinde yoğunlaştığı görülüyor: okul güvenliğinin güçlendirilmesi, eğitim kurumlarında kurumsal işleyişin daha kontrollü hale getirilmesi ve sonuç yerine süreci merkeze alan eğitim anlayışının yaygınlaştırılması.

Önlük uygulamasıyla eğitim çalışanlarının kurumsal temsili güçlendirilirken, randevu sistemiyle okul girişlerinin kontrol altına alınması hedefleniyor.

Deneme ve tarama sınavlarına getirilen sınırlamalarla öğrencilerin sürekli sınav ve sıralama baskısıyla karşı karşıya bırakılmasının önüne geçilmesi amaçlanırken, yıl boyunca uygulanacak süreç odaklı faaliyetlerle eğitim anlayışının sınav sonucunun ötesine taşınması hedefleniyor.

YENİ DÖNEMİN KURALLARI 81 İLDE UYGULANACAK

Bakan Yusuf Tekin’in imzasıyla 81 ilin valiliğine gönderilen genelge, yeni eğitim öğretim döneminde Türkiye genelindeki resmi ve özel eğitim kurumlarında uygulanacak esasları ortaya koyuyor.

Okullarda artık yalnızca ders programları değil; kimin okula girebileceğinden öğretmenin kıyafetine, öğrencinin hangi sınava girebileceğinden eğitim faaliyetlerinin nasıl yürütüleceğine kadar birçok alanda daha kontrollü bir dönem başlayacak.

Yeni uygulamaların sahadaki karşılığı ise eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte daha net görülecek.