DEM PARTİ KONGRESİ VE DEMOKRATİK ÇÖZÜM SÜRECİ

DEM Parti’nin yaklaşan kongresi, sıradan bir yönetim değişimi değil; Kürt siyasetinin içinde bulunduğu demokratik çözüm sürecine uygun yeni bir siyasal dil ve çalışma tarzının şekilleneceği önemli bir dönemeçtir.

DEM PARTİ KONGRESİ VE DEMOKRATİK ÇÖZÜM SÜRECİ

Çünkü her yeni süreç, yeni bir dil ve yeni bir örgütlenme anlayışı gerektirir.
Bu nedenle görev alacak kadrolar yalnızca isimlerden ibaret olmamalı; toplumla güçlü bağ kurabilen, süreci doğru okuyabilen, demokratik siyasetin dilini kullanabilen ve ikna gücü yüksek bir yapıya sahip olmalıdır.
Bu sorumluluk yalnızca parti yönetimiyle sınırlı değildir. Milletvekillerinden belediye başkanlarına, meclis üyelerinden yerel örgütlere kadar herkes bu sürecin aktif öznesi olmalıdır. Sürecin ne olduğu halkın içinde, mahallelerde, kentlerde ve tüm toplumsal alanlarda açık ve doğru biçimde anlatılmalıdır.
Çünkü savaş dönemlerinin diliyle demokratik çözüm süreci yürütülemez. Bu dönem sloganlardan çok; emek, sabır, örgütlenme ve ikna gücü gerektirir. Söylem ile pratiğin uyumlu olmadığı yerde toplumsal karşılık üretmek mümkün değildir.
Demokratik çözüm süreci bireysel çabalara bırakılamaz. Bu tarihsel sorumluluk; demokratik kurumların, sivil toplumun, siyasal kadroların ve toplumun tüm kesimlerinin katılımıyla toplumsallaştırılmalıdır.
Önümüzde kolay bir dönem yoktur. Ancak tarihsel fırsatlar ancak doğru siyaset, güçlü örgütlenme ve kesintisiz pratikle kazanıma dönüşebilir.
Bu nedenle DEM Parti kongresi, yalnızca “kim yönetime gelecek?” sorusuna değil, “Bu süreci kim anlatacak, kim örgütleyecek ve kim hayata geçirecek?” sorusuna da yanıt üretmelidir.
Bugün ihtiyaç duyulan şey makamlar değil, sürecin sorumluluğunu taşıyacak kadrolar ve güçlü bir mücadele anlayışıdır.
Çünkü demokratik çözüm ancak anlatılarak, örgütlenerek ve toplumsallaştırılarak başarıya ulaşabilir.
TİMUR ŞAŞMAZ