GENÇLERİMİZİ DUYABİLİYOR MUYUZ?
Avrupa’da yaşayan Kürt ve Türk toplumunda bir gencin intihar ettiğini duyduğumuzda derinden üzülüyoruz. Ardından herkes bir neden arıyor: “Ailesiyle tartışmış”, “Ayrılık yaşamış”, “İşi yokmuş” deniyor. Oysa o insanın neler yaşadığını çoğu zaman bilmiyoruz. Bir kaybı tek bir olaya bağlayıp kesin konuşmak, gerçeği anlamamızı da zorlaştırıyor.
Toplumumuza özgü bu kayıpların nedenlerini ve gençlerin hangi sorunlarla karşılaştığını ortaya koyan yeterli araştırmaya da sahip değiliz. Bu konu ciddi biçimde araştırılmalı. Ama araştırmadan önce yapabileceklerimiz var. Bir kayıp yaşandığında üzülüp sonra günlük hayatımıza dönmekle yetinmemeliyiz.
Pek çok anne baba sabah işe, akşam eve gidiyor. Çocuğuna iyi bir gelecek sunmak, istediği telefonu veya başka bir eşyayı alabilmek için büyük emek veriyor. Bu emeği küçümseyemeyiz. Fakat çocuklarımızın yalnızca maddi ihtiyaçlarını karşılamak yetmiyor. Onların hayatını nasıl kurmak istediklerini, nelerden korktuklarını ve hangi konuda sıkıştıklarını da duymamız gerekiyor.
Bir genç ailesini sevdiği hâlde bazı düşüncelerini evde söylemekten çekinebilir. “Beni anlamazlar”, “Kızarlar” ya da “Onları üzerim” diye düşünebilir. Bizim öncelikle kurmamız gereken şey, çocuğun sözünü kesmeden konuşabildiği bir ortamdır. Her söylediğine katılmak zorunda değiliz. Ama yargılanmadan dinleneceğini bilmesi gerekir.
Bunun için günlük hayatımızda küçük ama önemli adımlar atabiliriz. Çocuklarımızla yalnızca derslerini, işlerini veya başarılarını konuşmayalım. Nasıl hissettiklerini de soralım. Farklı bir düşünce söylediklerinde hemen susturmayalım. Yardım istediklerinde “Bunu da mı sorun ediyorsun?” demeyelim. İhtiyaç duyduklarında bir öğretmene, doktora veya ruh sağlığı uzmanına başvurmalarına destek olalım. Derneklerimizde de gençlerin kendi sözleriyle konuşabilecekleri alanlar açalım.
Bu sorumluluk yalnızca ailelerin omzunda değildir. Yalnızlık, geçim sıkıntısı, ayrımcılık ve ruhsal sorunlar yetişkinleri de etkileyebilir. Bir insan dışarıdan güçlü görünürken içeride ağır bir sıkıntı yaşayabilir. Bu yüzden intihar düşüncesini dile getiren birini ciddiye almak, yanında durmak ve profesyonel yardıma ulaşmasına yardımcı olmak gerekir.
Kayıpların ardından kesin nedenler ileri sürmek yerine daha dürüst bir yerden başlayalım: Her şeyi bilmiyoruz. Ama birbirimizi daha iyi dinlemek, gençlerimize kendilerini özgürce ifade edebilecekleri alanlar açmak ve yardım yollarını öğrenmek bizim elimizde.
Çocuklarımıza bırakacağımız en değerli şey yalnızca daha iyi maddi imkânlar değil; zor bir gün geçirdiklerinde çekinmeden konuşabileceklerini bildikleri bir aile ve toplumdur.


