DEM PARTİ İLE ALEVİ KURUMLARINDAN KRİTİK BULUŞMA EŞİT YURTTAŞLIK VE CEMEVLERİNİN YASAL STATÜSÜ MASADA
DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Türkiye’nin önde gelen Alevi kurumlarının temsilcileriyle Ankara’da kapsamlı bir istişare toplantısında bir araya geldi. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin geldiği aşamanın ele alındığı görüşmede; Alevilerin eşit yurttaşlık talebi, cemevlerinin yasal statüsü, ayrımcılıkla mücadele, anayasal güvenceler ve çerçeve yasanın ardından gündeme gelmesi beklenen demokratikleşme adımları öne çıktı.
Türkiye’de barış, demokratikleşme ve eşit yurttaşlık tartışmalarının yoğunlaştığı bir dönemde DEM Parti ile Alevi kurumları arasında dikkat çeken bir buluşma gerçekleştirildi.
DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile Alevi kurumlarının temsilcilerini bir araya getiren görüşmede, devam eden Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin yanı sıra Alevi toplumunun uzun yıllardır gündeme getirdiği temel hak talepleri değerlendirildi.
DEM Parti’nin 22 Eylül tarihli açıklamasına göre toplantının temel amaçlarından biri, Alevi kurumlarının devam eden sürece ilişkin eleştirilerini, kaygılarını ve önerilerini doğrudan dinlemekti. Bakırhan, bu görüşmelerin geleceğe ilişkin bir “yol haritası” oluşturmasına katkı sunabileceğini ifade etti.
BARIŞ TARTIŞMASININ MERKEZİNE “EŞİT YURTTAŞLIK” TALEBİ YERLEŞTİ
Toplantının en önemli başlıklarından biri, barışın yalnızca silahların susmasıyla sınırlı bir mesele olarak ele alınıp alınmayacağı oldu.
Bakırhan, partisinin yaklaşımını açıklarken sürecin nihai hedefini barışın yanı sıra demokrasi, hukuk, adalet ve eşit yurttaşlık olarak tanımladı. Sürecin yalnızca Kürt meselesiyle sınırlandırılmaması gerektiğini belirten Bakırhan, Alevilerin ve farklı kimlik ve inanç gruplarının hukuki güvenceye kavuşmasının demokratikleşmenin temel unsurlarından biri olduğunu savundu.
Bu çerçevede Alevi kurumlarının uzun yıllardır dile getirdiği eşit yurttaşlık, inanç özgürlüğü, ayrımcılığın ortadan kaldırılması ve cemevlerinin hukuken ibadethane olarak tanınması talepleri toplantının merkezinde yer aldı.
CEMEVLERİ İÇİN YASAL STATÜ TALEBİ YENİDEN GÜNDEMDE
Görüşmenin en somut başlıklarından biri cemevlerinin hukuki statüsüydü.
Bakırhan, gerçek anlamda bir toplumsal barıştan söz edilebilmesi için Alevilerin eşit yurttaşlık hakkının güvence altına alınması, cemevlerinin yasal statü kazanması ve kimlik veya inanç temelindeki ayrımcılığın sona ermesi gerektiğini söyledi.
Bu tartışma yalnızca siyasi açıklamalarla sınırlı değil.
TBMM’nin güncel kayıtları, cemevlerinin ibadethane olarak tanınmasına ilişkin birden fazla kanun teklifinin Meclis komisyonlarında beklediğini gösteriyor.
DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat’ın 26 Kasım 2025’te sunduğu teklif, cemevlerine ibadethane statüsü verilmesini ve diğer ibadethanelere tanınan hak ve muafiyetlerden yararlanmalarını amaçlıyor. Teklif halen İçişleri Komisyonunda bulunuyor.
29 Ocak 2026’da CHP Amasya Milletvekili Reşat Karagöz tarafından verilen benzer bir teklif de komisyonda.
Son olarak 7 Nisan 2026’da CHP Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar tarafından sunulan ve yine cemevlerine ibadethane statüsü kazandırılmasını amaçlayan başka bir teklif de TBMM İçişleri Komisyonunda bekliyor.
Dolayısıyla Alevi kurumlarının yıllardır dile getirdiği cemevlerinin hukuki statüsü meselesi, 2026 itibarıyla da yasama gündemindeki çözülmemiş başlıklardan biri olmayı sürdürüyor.
BAKIRHAN ÇERÇEVE YASADAN SONRA “İKİNCİ AŞAMA”
Toplantının siyasi açıdan dikkat çeken bölümlerinden biri ise Bakırhan’ın sürecin bundan sonraki aşamasına ilişkin açıklamaları oldu.
Bakırhan, çerçeve yasanın uygulanmasının ardından sürecin “ikinci aşamasına” geçileceğini belirterek bu aşamayı daha geniş demokratikleşme ve eşit yurttaşlık tartışmalarıyla ilişkilendirdi.
DEM Parti’nin açıklamasına göre Bakırhan, bu aşamada Kürtlerin yanı sıra Alevilerin, emekçilerin ve haklarının yeterince tanınmadığını düşündükleri diğer toplumsal kesimlerin taleplerinin de demokratik siyaset içerisinde ele alınmasını savundu.
Bu açıklama, toplantıyı yalnızca Alevilerin mevcut sorunlarının görüşüldüğü bir temas olmaktan çıkararak Türkiye’deki daha geniş demokratikleşme tartışmasının bir parçası haline getirdi.
ÇERÇEVE YASA SONRASI SÜREÇTE YENİ HAREKETLİLİK
Toplantının gerçekleştiği tarih de dikkat çekici.
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, 22 Eylül’deki açıklamasında çerçeve yasayı bir “yasa silsilesinin ilk adımı” olarak değerlendirdi. Doğan, DEM Parti İmralı Heyeti’nin yasanın Meclisten geçmesinin ardından 13 Eylül’de Abdullah Öcalan ile görüştüğünü ve ilgili taraflar arasındaki temasların devam ettiğini açıkladı.
Dolayısıyla Alevi kurumlarıyla yapılan görüşme, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin yeni aşamasının ve bundan sonra gündeme gelebilecek demokratikleşme düzenlemelerinin tartışıldığı bir döneme denk geliyor.
ALEVİ KURUMLARINDAN SÜRECE ELEŞTİRİ VE KAYGILAR DA VAR
Ancak Alevi kurumlarının sürece yaklaşımı tek boyutlu değil.
Türkiye Alevi Federasyonu Başkanı Zeynel Abidin Koç, Şubat 2026’da Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun nihai raporuna ilişkin değerlendirmesinde Alevilerin görüşlerinin rapora yeterince yansımadığını savunmuştu.
Bu nedenle 22 Eylül’deki görüşme yalnızca destek mesajlarının verildiği bir toplantı olarak değil; Alevi kurumlarının eleştiri, kaygı ve beklentilerinin doğrudan siyasi muhataplara aktarıldığı bir istişare zemini olarak da öne çıktı.
DEM Parti’nin kendi açıklamasında da Bakırhan’ın özellikle Alevilerin “eleştiri, öneri ve kaygılarını” dinlemek amacıyla bir araya geldiklerini vurgulaması dikkat çekti.
ALEVİLERİN OLMADIĞI BİR SÜRECE RIZALIK VERMEYECEĞİZ
Bakırhan’ın toplantıdaki en dikkat çekici siyasi mesajlarından biri de Alevilerin sürecin dışında bırakılmaması gerektiğine ilişkin sözleri oldu.
Bakırhan, DEM Parti’nin hukuki tanınma, demokratik toplum ve Alevilerin kendilerini eşit yurttaş olarak hissedebilecekleri bir düzen hedeflediğini söyledi ve partisinin Alevilerin içinde olmadığı bir sürece “rızalık” vermeyeceğini ifade etti.
Bakırhan ayrıca “demokratik entegrasyon” kavramının kimliklerin birbirine benzetilmesi şeklinde yorumlanmaması gerektiğini belirterek, bunu farklı kimliklerin kendi varlıklarını koruyarak eşit özneler olarak ilişki kurabilmesi biçiminde tanımladı.
TARİHSEL HAFIZA VE GEÇMİŞLE YÜZLEŞME DE GÜNDEMDE
Görüşmede Alevilerin tarihsel hafızasına ilişkin tartışmalar da gündeme geldi.
Bakırhan, geçmişte yaşanan acıların ve travmaların inkâr edilemeyeceğini belirtirken, tarihsel hafızanın yeni çatışmalar üretmek yerine ortak ve demokratik bir gelecek oluşturmak amacıyla ele alınması gerektiğini savundu.
Bu başlık, Alevi toplumunun yalnızca güncel hukuki taleplerinin değil, geçmişte yaşanan olaylarla yüzleşme ve toplumsal hafızanın korunması konularının da demokratikleşme tartışmasının parçası olduğunu ortaya koydu.
ALEVİ KURUMLARINDAN GENİŞ KATILIM
Toplantıya Alevi toplumunun farklı örgütlenmelerini temsil eden çok sayıda isim katıldı.
DEM Parti’nin açıkladığı katılımcılar arasında Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Eşit Başkanı Hüseyin Mat, Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Mustafa Aslan, Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, Türkiye Alevi Federasyonu Başkanı Zeynel Abidin Koç, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, Demokratik Alevi Dernekleri Eş Genel Başkanı Mercan Gül ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez bulunuyor. HDK Eş Sözcüsü Ali Kenanoğlu da toplantıda yer aldı.
GÖZLER ŞİMDİ İKİNCİ AŞAMADA TALEPLER YASAL GÜVENCEYE DÖNÜŞECEK Mİ?
22 Eylül’deki toplantının ardından önümüzdeki dönemin temel tartışması, siyasi açıklamaların hangi somut hukuki düzenlemelere dönüşeceği olacak.
Mevcut durumda cemevlerinin ibadethane statüsüne kavuşturulmasına yönelik farklı milletvekillerince verilmiş teklifler TBMM komisyonlarında bulunuyor.
Alevi kurumlarının gündeminde ise cemevlerinin statüsünün ötesine geçen daha geniş bir eşit yurttaşlık tartışması bulunuyor. İnanç özgürlüğü, ayrımcılığın ortadan kaldırılması, anayasal güvence ve Alevilerin karar süreçlerinde doğrudan muhatap kabul edilmesi gibi başlıkların bundan sonraki görüşmelerde de gündemde kalması bekleniyor.
DEM Parti cephesi ise çerçeve yasanın uygulanmasının ardından başlayacağını söylediği ikinci aşamayı demokratikleşme, hukuk ve eşit yurttaşlık tartışmalarının derinleşeceği dönem olarak tarif ediyor.
Bu nedenle Ankara’daki buluşma, yalnızca DEM Parti ile Alevi kurumları arasında gerçekleştirilen rutin bir görüşme olarak değil; barış sürecinin toplumsal kapsamının ne olacağı, Alevilerin taleplerinin yeni dönemde hukuki karşılık bulup bulmayacağı ve eşit yurttaşlık ilkesinin somut yasal düzenlemelere nasıl yansıyacağına ilişkin tartışmanın önemli temaslarından biri olarak kayda geçti.


