MERSİN’DE ÜÇ BELEDİYEYE OPERASYON DEM PARTİ’DEN “HALKIN İRADESİNE SAYGI” ÇAĞRISI
Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Yenişehir ve Mezitli belediyelerine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında üç belediye başkanının da aralarında bulunduğu 59 kişi gözaltına alındı. Operasyonun ardından ortak açıklama yapan DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, seçilmiş yöneticilere yönelik yargısal işlemlerin halk iradesini baskı altına aldığını savunarak, “Mersin halkı kimi seçtiyse Mersin’i o yönetmelidir” açıklamasında bulundu.
Mersin’de 1 Ekim sabahı gerçekleştirilen geniş çaplı operasyonla siyaset ve yerel yönetimler yeniden ülke gündeminin merkezine taşındı.
Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından belediyelerdeki ihale ve doğrudan temin işlemlerine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Mersin Büyükşehir Belediyesi, Yenişehir Belediyesi ve Mezitli Belediyesi’ne eş zamanlı operasyon düzenlendi.
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı ve Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer dahil 59 şüpheli gözaltına alındı.
SORUŞTURMANIN ODAĞINDA İHALE VE DOĞRUDAN TEMİN İŞLEMLERİ VAR
Soruşturma makamlarından basına yansıyan bilgilere göre Mersin Büyükşehir Belediyesi’ndeki 314 ihale ve doğrudan temin dosyası incelemeye alındı. Hazırlanan bilirkişi raporunda 13 ihale ile 63 doğrudan temin işleminde usulsüzlük bulunduğu ve yaklaşık 330,9 milyon liralık kamu zararı oluştuğu ileri sürüldü.
Soruşturma kapsamında bazı ihalelerin belirli firmalara yönlendirildiği, rekabeti sınırlandıran uygulamalara gidildiği ve bazı alımların doğrudan temin limitleri çerçevesinde bölündüğü yönünde iddialar bulunuyor. Bunlar soruşturma makamlarının iddiaları olup haklarında kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmuyor.
Yenişehir ve Mezitli belediyelerine ilişkin dosyalarda da kamu zararına yönelik iddialar bulunuyor. Basına yansıyan soruşturma bilgilerine göre Mezitli Belediyesi için yaklaşık 1 milyar 10 milyon lira, Yenişehir Belediyesi için ise 105 milyon lira kamu zararı oluştuğu ileri sürüldü.
DEM PARTİ’DEN OPERASYONA TEPKİ
Operasyonun ardından DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, ortak yazılı açıklamayla gözaltılara tepki gösterdi.
Eş genel başkanlar, seçilmiş yöneticilere yönelik yargısal işlemlerin yalnızca ilgili kişiler açısından değil, onları sandıkta göreve getiren seçmenlerin iradesi bakımından da değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Suçlamaların bağımsız yargı önünde ele alınması gerektiğini belirten Hatimoğulları ve Bakırhan, buna karşılık yargılama süreci tamamlanmadan seçilmiş yöneticilerin kamuoyu önünde suçlu ilan edilmesine itiraz etti.
“KENTLER DEĞİŞİYOR, İSİMLER DEĞİŞİYOR; YÖNTEM DEĞİŞMİYOR”
DEM Parti eş genel başkanları, farklı kentlerde seçilmiş yerel yöneticilere yönelik yürütülen soruşturmalara dikkat çekerek, belediyelere yönelik operasyonların artık münferit olaylar olarak değerlendirilemeyeceğini savundu.
Hatimoğulları ve Bakırhan’a göre, seçimlerle oluşan yönetimlerin yargısal süreçler nedeniyle görevlerini sürdürememesi, temsil ve seçmen iradesi konusunda siyasi bir tartışmayı da beraberinde getiriyor.
Açıklamada, bir kişi hakkında suç isnadında bulunulması ile o kişinin yargılama tamamlanmadan suçlu kabul edilmesinin birbirinden ayrılması gerektiği vurgulandı.
KAYYUM UYGULAMALARINI HATIRLATTILAR
Açıklamada geçmiş yıllarda DEM Partili belediyelere yönelik kayyum uygulamaları da gündeme getirildi.
Hatimoğulları ve Bakırhan, kendi belediyelerinde yaşanan süreçleri hatırlatarak seçme hakkının yalnızca sandığa gidip oy kullanmaktan ibaret olmadığını; seçmenin göreve getirdiği yöneticilerin hukuki sınırlar içerisinde görevlerini sürdürebilmesinin de demokratik temsilin bir parçası olduğunu savundu.
DEM Parti yönetimi, yerel yönetimlere yönelik müdahalelerin hangi siyasi partiye mensup belediyelerde gerçekleştiğinden bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiği görüşünü dile getirdi.
“MERSİN HALKI KİMİ SEÇTİYSE MERSİN’İ O YÖNETMELİDİR”
Hatimoğulları ve Bakırhan, Türkiye’nin yeni siyasi gerilimlerden ziyade demokratik siyasetin güçlendirilmesine, hukuk kurumlarına duyulan güvenin artırılmasına ve toplumsal sorunların siyaset zemininde çözülmesine ihtiyaç duyduğunu belirtti.
Eş genel başkanlar, Mersin’de yaşananların yalnızca bir adli soruşturma olarak değil, seçilmiş yerel yönetimlerin geleceği ve seçmen iradesinin korunması tartışmaları açısından da ele alınması gerektiğini savundu.
DEM Parti eş genel başkanları açıklamalarında şu çağrıyı yaptı:
“Mersin halkı kimi seçtiyse Mersin’i o yönetmelidir.”
Parti yönetimi ayrıca yargının siyasi hesaplaşmaların alanı haline gelmemesi gerektiğini belirterek seçim sonuçlarına ve halkın iradesine saygı gösterilmesi çağrısında bulundu.
Mersin’de başlayan soruşturma sürerken, gözaltındaki belediye başkanları ve diğer şüpheliler hakkındaki adli işlemlerin ardından savcılığın vereceği karar bekleniyor. Soruşturmadaki suçlamaların hukuki karşılığı ve şüphelilerin savunmaları ise yargı sürecinin ilerleyen aşamalarında netleşecek.


