12 EYLÜL DARBESİNİ UNUTMAYACAĞIZ
12 Eylül darbesi, Türkiye’de toplumsal muhalefetin, devrimci ve demokratik mücadelenin güçlendiği; halkın özgürlük, eşitlik ve demokrasi taleplerinin yükseldiği bir dönemde gerçekleşti. Darbe yalnızca siyasal iktidara yapılan bir müdahale değildi. Aynı zamanda gelişmekte olan toplumsal muhalefeti ve örgütlü mücadeleyi bastırmayı amaçlayan ağır bir kırılmaydı.
Demokrasi askıya alındı, insan hakları ayaklar altına alındı. Siyasi partiler ve dernekler kapatıldı; binlerce insan gözaltına alındı, tutuklandı ve işkencelerden geçirildi. Cezaevleri baskının ve insanlık dışı uygulamaların merkezlerine dönüştü.
Bu ülkenin yetiştirdiği gençlerin bir bölümü idam sehpalarında yaşamını yitirdi, bir bölümü işkencelerde öldürüldü. Binlerce insan ülkesini terk etmek ve sürgünde yaşamak zorunda kaldı. Türkiye yalnızca insanlarını değil; onların düşüncelerini, birikimlerini, umutlarını ve geleceğe dair hayallerini de kaybetti.
12 Eylül’ün yarattığı toplumsal ve siyasal tahribatın izleri uzun yıllar silinmedi. Demokratik ve devrimci hareketlerin yeniden toparlanması zorlaştı; korku, baskı ve örgütsüzlük toplumun üzerine ağır bir gölge gibi düştü.
Bu nedenle 12 Eylül’ü hatırlamak yalnızca geçmişi anmak değildir. Hatırlamak, geleceğe karşı sorumluluk almaktır.
Bir toplum geçmişinin acılarıyla yüzleşmezse aynı karanlığın başka biçimlerde karşısına çıkmasına engel olamaz. Darbelerin karşısındaki en büyük güç ise daha fazla demokrasi, daha fazla özgürlük ve toplumun ortak değerler etrafında yan yana gelebilmesidir.
Bugün bize düşen, geçmişin acılarını yeni düşmanlıkların gerekçesi yapmak değil; o acılardan ortak bir demokrasi bilinci yaratmaktır.
12 Eylül’ü unutmayacağız.
İşkencelerde yaşamını yitirenleri, idam edilenleri, cezaevlerinden geçenleri ve sürgüne gönderilenleri unutmayacağız.
Çünkü hafıza yalnızca geçmişi korumaz; geleceğin aynı karanlığa teslim edilmesini de engeller.
12 Eylül’ü unutmamak; işkenceye karşı insan onurunu, baskıya karşı özgürlüğü, darbeye karşı demokrasiyi ve korkuya karşı örgütlü toplumsal iradeyi savunmaktır.
Geçmişin acılarını unutmayacağız, ama geleceğimizi de o acıların karanlığına bırakmayacağız.
12 EYLÜL’Ü UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ.
DEMOKRASİYİ, ÖZGÜRLÜĞÜ VE İNSAN ONURUNU SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ.


