VARTO’DA JEOTERMALE KARŞI HALK NÖBETİ 139. GÜNÜNDE TOPRAĞIN, SUYUN VE YAŞAMIN NÖBETİ SÜRÜYOR

Muş’un Varto ilçesinde yapılması planlanan Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesine karşı başlatılan halk nöbeti 139’uncu gününe ulaştı. Çallıdere/Xwarik köyü çevresinde aylardır devam eden mücadelede yurttaşlar, su kaynaklarını, tarım arazilerini, meralarını ve yaşam alanlarını koruma talebiyle gece gündüz nöbet tutuyor. Köylerin dönüşümlü olarak sürdürdüğü direnişte sazın, türkünün ve dayanışmanın sesi de yükseliyor.

VARTO’DA JEOTERMALE KARŞI HALK NÖBETİ 139. GÜNÜNDE TOPRAĞIN, SUYUN VE YAŞAMIN NÖBETİ SÜRÜYOR

Varto’da jeotermal enerji projesine karşı başlayan itiraz, dört ayı aşan sürede bölgenin en uzun soluklu çevre mücadelelerinden birine dönüştü.

Çallıdere/Xwarik köyü çevresinde kurulması planlanan JES projesine karşı oluşturulan nöbet alanında çevre köylerden yurttaşlar dönüşümlü olarak sorumluluk üstleniyor. Bir köy nöbeti tamamlarken başka bir köy çadıra geliyor; böylece aylardır devam eden eylemin kesintiye uğramaması sağlanıyor.

139 GÜNDÜR DEĞİŞMEYEN TALEP “SUYUMA, TOPRAĞIMA DOKUNMA”

Nöbet alanındaki pankart, bölge halkının aylardır dile getirdiği talebi açık biçimde ortaya koyuyor.

“Varto halkı jeotermal enerji santrali istemiyor. Suyuma, toprağıma dokunma.”

Bölge halkı, projenin su kaynakları, tarım arazileri, meralar ve hayvancılık üzerindeki olası etkilerinden kaygı duyduklarını belirtiyor. Köylüler açısından mesele yalnızca bir enerji yatırımı tartışması değil; yaşadıkları coğrafyanın, üretim biçimlerinin ve gelecek kuşaklara bırakacakları doğal mirasın korunması meselesi.

Bu nedenle Varto’da başlayan mücadele zaman içerisinde yalnızca nöbet çadırıyla sınırlı kalmadı. Meydanlarda yapılan açıklamalar, köyler arasındaki dayanışma ve başlatılan hukuki girişimlerle mücadele farklı alanlara taşındı.

KÖYLER NÖBETİ BİRBİRİNDEN DEVRALIYOR

139 gündür devam eden sürecin en dikkat çekici yanlarından biri, çevre köyler arasında oluşan dayanışma.

Farklı köylerden yurttaşlar belirlenen günlerde nöbet alanına gelerek sorumluluğu birbirlerinden devralıyor. Son olarak nöbetin Çaylar köyü halkı tarafından devralındığı bildirildi.

Daha önce de Qûlan, Eryurdu, Çorsan, Çaxlek ve çevredeki farklı köylerden yurttaşların nöbete katıldığı kamuoyuna yansımıştı.

Aylar boyunca sürdürülen bu dönüşümlü sistem, mücadeleyi tek bir köyün sınırlarından çıkararak bölgesel bir dayanışmaya dönüştürüyor.

GECE GÜNDÜZ NÖBET DİRENİŞİN İÇİNDE SAZ, TÜRKÜ VE DAYANIŞMA VAR

Varto’daki nöbet alanı geçen 139 gün içerisinde yalnızca JES projesine karşı itirazların dile getirildiği bir alan olmaktan çıktı; insanların bir araya geldiği toplumsal ve kültürel bir buluşma noktasına dönüştü.

Gündüzleri toprağın, suyun, meraların ve köylerin geleceği konuşuluyor. Geceleri ise nöbet ateşinin çevresinde sazlar çalınıyor, türküler söyleniyor.

Sanat ve müzik, aylardır devam eden nöbetin ortak dilinin bir parçası haline gelmiş durumda.

Yaşlısından gencine farklı kuşakların aynı çadırın etrafında buluştuğu nöbet alanında yükselen ezgiler, Varto’nun kültürel hafızasını da direniş alanına taşıyor.

Bir yanda nöbet çadırı, diğer yanda sazın teline dokunan eller… Bir yanda toprağını ve suyunu korumak isteyen köylüler, diğer yanda gecenin sessizliğinde yükselen türküler…

Varto’da 139 gündür süren mücadelenin görüntüsü, yalnızca bir protestonun değil, aynı zamanda güçlü bir toplumsal dayanışmanın görüntüsüne dönüşmüş durumda.

MÜCADELE MAHKEMEYE DE TAŞINDI

JES projesine yönelik itirazların bir diğer ayağını hukuki süreç oluşturuyor.

Daha önce kamuoyuna yansıyan bilgilere göre Varto’nun dokuz farklı köyünden yurttaşlar, Muş İl Özel İdaresi tarafından şirkete verilen jeotermal kaynak arama ruhsatının iptali ve projenin durdurulması talebiyle Bingöl İdare Mahkemesi’nde dava açtı.

16 Eylül tarihli haberlerde mahkemenin bilirkişi keşfi yapılmasına karar verdiği ve bölge halkının bu süreci beklediği aktarıldı.

Böylece Varto’daki mücadele iki ayrı zeminde devam ediyor: Bir tarafta 139 gündür ayakta tutulan nöbet çadırı, diğer tarafta yargıya taşınan itiraz süreci.

DÖRT AYI AŞAN NÖBETTE ÇADIR HÂLÂ AYAKTA

Mayıs ayında başlayan nöbetten bu yana mevsim değişti, aylar geçti. Sıcak günler, yağmur ve gecenin soğuğuna rağmen nöbet sürdürüldü.

139 günün sonunda Varto’daki tablo değişmedi.

Köyler nöbeti birbirinden devralıyor.
Çadır ayakta kalıyor.
Sazlar çalıyor, türküler söyleniyor.
Toprak ve su için yükselen ses susmuyor.

Varto’da jeotermal enerji projesine karşı başlayan mücadele, 139’uncu gününde yalnızca bir projeye yönelik itiraz olmanın ötesinde; toprağın, suyun, meraların, üretimin ve yaşam alanlarının geleceği etrafında şekillenen uzun soluklu bir halk hareketi olarak devam ediyor.

139 gündür Varto’da aynı çadır kuruluyor, aynı toprak üzerinde nöbet tutuluyor ve aynı talep yükseliyor:

“SUYUMA, TOPRAĞIMA, YAŞAM ALANIMA DOKUNMA.”

Haber: Gazeteci Ali Cenap Fırat