DEMİRTAŞ VE MIZRAKLI’DAN GENEL KURUL’A TARİHİ “ÇERÇEVE YASA” MESAJI “BU SÜREÇ BÖLÜNME DEĞİL, HEP BİRLİKTE TÜRKİYE OLMA SÜRECİDİR”

Selahattin Demirtaş ve Selçuk Mızraklı, Çerçeve Yasa görüşmeleri nedeniyle Genel Kurul’a gönderdikleri ortak mesajda milletvekillerine tarihi bir sorumluluk çağrısı yaptı. “Bu süreç bölünme, ayrışma süreci ya da ucuz pazarlıklara dayalı bir al-ver süreci değildir” diyen Demirtaş ve Mızraklı, 40 yıllık çatışmanın yaralarının “zafer ve yenilgi” duygusu yaratılmadan sarılması gerektiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı ve Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu siyasi iradeye dikkat çekilen mesajda Abdullah Öcalan’a “barış için büyük çabası” nedeniyle özel teşekkür edildi. Milletvekillerine ise kritik çağrı yapıldı: “Kullanacağınız her oyun barışımızı, birliğimizi, kardeşliğimizi güçlendirecek yönde olmasını temenni ediyoruz.”

DEMİRTAŞ VE MIZRAKLI’DAN GENEL KURUL’A TARİHİ “ÇERÇEVE YASA” MESAJI “BU SÜREÇ BÖLÜNME DEĞİL, HEP BİRLİKTE TÜRKİYE OLMA SÜRECİDİR”

Selahattin Demirtaş ve Selçuk Mızraklı’dan, Çerçeve Yasa görüşmelerinin yapıldığı Genel Kurul’a kapsamlı ve dikkat çekici bir mesaj geldi.

9 Ağustos 2026 tarihini taşıyan ortak mesaj, yalnızca yasaya ilişkin destek açıklamasıyla sınırlı kalmadı. Demirtaş ve Mızraklı; Türkiye’nin yaklaşık 40 yıllık çatışmalı geçmişinden demokratik reformlara, Türk-Kürt kardeşliğinden sürecin siyasi aktörlerine kadar geniş bir çerçevede değerlendirmelerde bulundu.

Mesajın merkezine ise barış, demokrasi, adalet, eşitlik ve özgürlük vurgusu yerleştirildi.

ÜLKENİN VE BÖLGENİN KADERİNİ KÖKLÜ ŞEKİLDE DEĞİŞTİREBİLİR

Genel Kurul üyelerini selamlayarak başlayan Demirtaş ve Mızraklı, Çerçeve Yasa’yı yürütülen barış çabasının kritik aşamalarından biri olarak değerlendirdi.

Sürecin önemini son derece güçlü ifadelerle ortaya koyan ikili, milletvekillerine şu mesajı verdi:

“Ülkemizin ve bölgemizin kaderini köklü şekilde değiştirme potansiyeline sahip, son derece önemli, tarihi bir barış çabasının kritik bir adımını daha, inşallah hep birlikte hayata geçirmiş olacaksınız.”

Tartışmaların, eleştirilerin ve önerilerin doğal ve değerli olduğunu belirten Demirtaş ve Mızraklı, sürece verdikleri desteğin temelinde “86 milyonun huzuru, refahı ve kardeşliğini güçlendirme” hedefinin bulunduğunu ifade etti.

EN NET MESAJ “BU BİR BÖLÜNME VE AYRIŞMA SÜRECİ DEĞİLDİR”

Ortak açıklamanın en dikkat çekici bölümlerinden biri, sürecin niteliğine yönelik tartışmalara verilen yanıt oldu.

Demirtaş ve Mızraklı şu ifadeyi kullandı.

“Bu süreç bölünme, ayrışma süreci ya da ucuz pazarlıklara dayalı bir al ver süreci değildir.”

Sürecin arkasında “gizli hesaplar” veya “kirli planlar” aranmaması çağrısı yapan ikili, şüpheyle yaklaşan kesimlere de son derece çarpıcı bir mesaj verdi.

Süreç ne kadar “eşelenirse eşelensin”, altında “bin yıllık kardeşlik”, “birbirine sıkı sıkıya sarılma arzusu” ve “Kürdüyle, Türküyle hep birlikte Türkiye olma duygusundan” başka bir şey bulunamayacağını belirtti.

Bu ifadeler, mesajın siyasi açıdan en güçlü bölümlerinden biri olarak öne çıktı.

BARIŞIN ARDINDAN REFORM ÇAĞRISI DEMOKRASİ, ADALET, EŞİTLİK VE ÖZGÜRLÜK

Demirtaş ve Mızraklı, Çerçeve Yasa’yı nihai bir aşama olarak değil, yeni reformların önünü açabilecek bir başlangıç olarak değerlendirdi.

Atılacak adımların “yeni ufuklara, yeni reformlara ve yeni bir hayata” zemin hazırlaması gerektiğini belirten ikili; sürecin güçlü ve köklü demokrasi, adalet, eşitlik ve özgürlük reformlarıyla devam ettirilmesi çağrısında bulundu.

Böylelikle açıklamada, çatışmanın sona erdirilmesi hedefiyle demokratikleşme perspektifi doğrudan birbirine bağlandı.

“40 YILDA YÜREĞİ YARALI OLMAYAN NEREDEYSE KİMSE KALMADI”

Mesajın en güçlü insani vurgularından biri ise yaklaşık 40 yıldır devam eden çatışma ortamının toplumda bıraktığı yaralara ilişkin oldu.

Demirtaş ve Mızraklı

“40 yıllık çatışma ortamının sonucu olarak, yüreği yaralı olmayan neredeyse kimse kalmadı.”

ifadelerini kullandı.

Sürecin herhangi bir kesimde “zafer” ya da “yenilgi” duygusu yaratmadan ilerletilmesi gerektiğinin altı özellikle çizildi.

İkilinin çağrısı, “kazanan-kaybeden” denkleminden uzak yeni bir siyasi dil kurulması yönünde oldu: Acıları ortaklaştırmak, geçmişte bırakmak ve geleceğe birlikte yürümek.

MİLLETVEKİLLERİNE KRİTİK OYLAMA ÇAĞRISI

Mesajın doğrudan Genel Kurul’a yönelik bölümünde ise milletvekillerine Çerçeve Yasa görüşmelerinde kullanacakları oy konusunda çağrı yapıldı:

“Kullanacağınız her oyun barışımızı, birliğimizi, kardeşliğimizi güçlendirecek yönde olmasını, eleştiri ve uyarılarınızın yapıcı temelde ifade edilmesini temenni ediyoruz.”

Demirtaş ve Mızraklı, atılacak adımın yalnızca barış sürecine değil, Türkiye’deki siyaset kültürüne de etki edebileceğini belirterek sürecin siyasete “nezaket, iş birliği ve olgunluk” kazandırmasını umduklarını ifade etti.

CUMHURBAŞKANI VE BAHÇELİ’YE “SİYASİ İRADE” VURGUSU, ÖCALAN’A ÖZEL TEŞEKKÜR

Açıklamanın siyasi açıdan en fazla dikkat çekecek bölümlerinden biri ise sürecin aktörlerine ayrıldı.

Demirtaş ve Mızraklı, sürecin başlaması ve yürütülmesinde “siyasi iradeyi en güçlü şekilde ortaya koyan” isimler olarak Cumhurbaşkanı ile Devlet Bahçeli’yi öne çıkardı.

Ardından Abdullah Öcalan’a yönelik özel bir teşekkür geldi.

İkili, Öcalan’a “barış için büyük çaba sarf ettiği” gerekçesiyle özel olarak teşekkür ettiklerini açıkladı.

Bu bölüm, mesajın siyasi yelpazenin farklı noktalarındaki aktörleri aynı barış perspektifi içerisinde anması bakımından öne çıktı.

ÖZEL’DEN KURTULMUŞ’A, BABACAN’DAN DAVUTOĞLU’NA GENİŞ TEŞEKKÜR LİSTESİ

Demirtaş ve Mızraklı’nın teşekkür ettiği isimler bununla da sınırlı kalmadı.

Sürecin sahiplenilmesine ve aşamalarının sağlıklı yürütülmesine katkı sunduklarını belirttikleri Numan Kurtulmuş, Özgür Özel, Mahmut Arıkan, Ali Babacan, Ahmet Davutoğlu, Erkan Baş, Seyit Aslan, Kemal Kılıçdaroğlu ve Zekeriya Yapıcıoğlu’na ayrı ayrı teşekkür edildi.

Müsavat Dervişoğlu ve Fatih Erbakan için ise dikkat çekici bir ifade tercih edildi.

Demirtaş ve Mızraklı iki isme, “olumsuz eleştirileriyle, dolaylı olsa da sürece katkı sundukları” gerekçesiyle teşekkür etti.

DEM PARTİ İÇİN “SÜRECİN MOTOR GÜCÜ” TANIMI

Ortak mesajda DEM Parti’ye özel bir bölüm de ayrıldı.

Demirtaş ve Mızraklı, DEM Partili siyasetçileri “büyük fedakârlıklarla sürecin motor gücü olan” sözleriyle tanımladı.

Eş Genel Başkanlar Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları ile İmralı Heyeti üyelerine ayrı ayrı teşekkür edilirken, hayatını kaybeden Sırrı Süreyya Önder de “rahmet ve minnetle” anıldı.

Ayrıca kamuoyunun önünde olmayan ancak sürecin ilerlemesi için çalışan kişilere de dikkat çekilerek, “sürecin mutfağında yoğun emek harcayan isimsiz emektarlara” özel teşekkür iletildi.

FİNALDE VURUCU MESAJ  “BU YANGINA BİR DAMLA SU TAŞIYAN HERKESTEN ALLAH RAZI OLSUN”

Demirtaş ve Mızraklı’nın Genel Kurul’a gönderdiği mesaj, Çerçeve Yasa’ya ilişkin temenni ve güçlü bir barış çağrısıyla noktalandı.

“Barışa katkı sunan, bu yangına bir damla su taşıyan herkesten Allah razı olsun, çıkacak olan yasa hayırlara vesile olsun.”

İkili, son olarak Genel Kurul’u saygıyla selamladı.

Selahattin Demirtaş ve Selçuk Mızraklı imzasıyla 9 Ağustos 2026 tarihinde gönderilen mesajın ana ekseni netti: Çerçeve Yasa’nın bir “kazanan-kaybeden” hesabına dönüştürülmeden, çatışmanın yaralarını saracak ve demokratik reformların önünü açacak bir eşik olarak değerlendirilmesi.

Mesajdaki “Kürdüyle, Türküyle hep birlikte Türkiye olma” vurgusu ile milletvekillerine yapılan “her oyunuz barışı, birliği ve kardeşliği güçlendirsin” çağrısı ise Genel Kurul görüşmelerine gönderilen mesajın en güçlü siyasi çerçevesini oluşturdu.