VARTO’DA JES DAVASINDA KRİTİK AŞAMA MAHKEME 8 EKİM’DE SAHADA KEŞİF YAPACAK

Muş’un Varto ilçesinde planlanan jeotermal kaynak arama projesine karşı aylardır sürdürülen hukuki mücadelede önemli bir aşamaya gelindi. Bingöl İdare Mahkemesi, “ÇED Gerekli Değildir” kararının iptali istemiyle açılan dava kapsamında 8 Ekim 2026 tarihinde proje sahasında bilirkişi heyetiyle keşif yapılmasına karar verdi. Bilirkişiler; yeraltı ve yüzey sularından tarım ve meralara, deprem riskinden yaban hayatına kadar 13 ayrı başlıkta inceleme yapacak.

VARTO’DA JES DAVASINDA KRİTİK AŞAMA MAHKEME 8 EKİM’DE SAHADA KEŞİF YAPACAK
VARTO’DA JES DAVASINDA KRİTİK AŞAMA MAHKEME 8 EKİM’DE SAHADA KEŞİF YAPACAK
VARTO’DA JES DAVASINDA KRİTİK AŞAMA MAHKEME 8 EKİM’DE SAHADA KEŞİF YAPACAK

Varto’ya bağlı Çallıdere (Xwarik) ve çevresindeki yerleşimleri kapsayan jeotermal kaynak arama projesine karşı bölge halkının aylardır sürdürdüğü mücadele, şimdi mahkemenin yapacağı saha keşfine taşınıyor.

IGNIS H2 Enerji Üretim A.Ş. tarafından yürütülmesi planlanan proje için verilen “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir” kararına karşı açılan davayı değerlendiren Bingöl İdare Mahkemesi, proje sahasının doğrudan incelenmesine ve bilirkişi görüşü alınmasına hükmetti. Mahkemenin 23 Eylül 2026 tarihli kararına göre keşif 8 Ekim 2026 saat 10.00’da gerçekleştirilecek.

BİLİRKİŞİLER 13 KRİTİK BAŞLIĞI İNCELEYECEK

Mahkeme tarafından bilirkişilere yöneltilen sorular, projenin yalnızca sondaj alanındaki etkilerini değil, bölgenin ekolojik bütünlüğü açısından ortaya çıkabilecek sonuçları da kapsıyor.

Bilirkişilerden projenin orman, çayır, mera ve tarım arazileri ile Köprücük, Teknedüzü, Çallıdere, Küçüktepe, Güzelkent ve İçmeler gibi yakın yerleşimlere etkisinin değerlendirilmesi isteniyor.

İncelemede ayrıca sondaj sırasında yeraltından çıkarılabilecek akışkanların, ağır metallerin ve hidrojen sülfür (H2S) gibi gazların yeraltı suları, yüzey suları ve içme-kullanma suları üzerinde yaratabileceği etkiler ele alınacak.

DEPREM VE FAY HATLARI DA İNCELENECEK

Mahkemenin bilirkişilere yönelttiği önemli başlıklardan biri de bölgenin jeolojik yapısı.

Proje sahasının Doğu Anadolu Fay Hattı ile Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın kesişim bölgesinde yer aldığı iddiası çerçevesinde, gerçekleştirilecek sondaj çalışmalarının bölgedeki sismik hareketlilik ve deprem riski bakımından sonuçlarının bilimsel olarak değerlendirilmesi istendi.

Bilirkişi heyeti ayrıca olası kuyu patlamaları, yüksek miktarda jeotermal akışkan çekilmesinin zeminde oturma, çökme veya heyelan riski yaratıp yaratmayacağı ve çıkarılan jeotermal akışkanın yeniden yeraltına basılmasının teknik ve jeolojik uygunluğunu da değerlendirecek.

TARIM, MERALAR, SU VE YABAN HAYATI MERCEK ALTINDA

Mahkeme kararında bölgenin flora ve faunası da özel olarak yer aldı. Bern Sözleşmesi kapsamında koruma altında bulunan türlerin ve bölgenin kuş göç güzergâhları açısından durumunun yeterince araştırılıp araştırılmadığının tespit edilmesi talep edildi.

Sondaj sırasında ortaya çıkabilecek atıkların ve sondaj çamurlarının nasıl bertaraf edileceği, atmosferde oluşabilecek su buharı ve ısının bölgenin mikrokliması ile tarımsal üretim üzerindeki muhtemel etkileri ve projenin diğer faaliyetlerle birlikte yaratabileceği kümülatif çevresel etkiler de bilirkişi incelemesinin kapsamına alındı.

Mahkemenin belirlediği kapsam, davada hazırlanacak bilirkişi raporunun oldukça geniş bir bilimsel ve teknik değerlendirmeye dayanacağını gösteriyor. 

VARTO HALKININ AYLARDIR SÜRDÜRDÜĞÜ NÖBET DEVAM EDİYOR

Projeye karşı Çallıdere’de başlatılan çadır nöbeti de aylardır devam ediyor. 23 Eylül itibarıyla eylem 143’üncü gününe ulaşırken, çevre köylerden yurttaşlar nöbeti dönüşümlü olarak sürdürüyor. 

Bölge halkı projenin meralar, tarımsal üretim, hayvancılık ve su kaynakları üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğini savunuyor. Şirket ise resmi internet sitesinde Güzelkent çevresindeki ruhsat alanını yaklaşık 40 kilometrekarelik bir jeotermal arama alanı olarak tanımlıyor ve bölgede 2023-2024 döneminde yüzey jeolojisine yönelik araştırmalar yürüttüğünü belirtiyor. 

Proje daha önce Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine de taşındı. Milletvekillerinin verdiği soru önergelerinde mera alanları, su kaynakları, hayvancılık ve projenin çevresel etkileri konusunda Bakanlıklardan açıklama talep edildi. 

GÖZLER 8 EKİM’DE VARTO’DA OLACAK

Bingöl İdare Mahkemesi’nin keşif kararı, projenin iptal edildiği ya da durdurulduğu anlamına gelmiyor. 8 Ekim’de gerçekleştirilecek keşif ve ardından hazırlanacak bilirkişi raporu, mahkemenin davayı değerlendirirken yararlanacağı teknik deliller arasında yer alacak.

Bu nedenle Varto’daki mücadelede 8 Ekim, hukuki süreç açısından önemli bir tarih olacak.

Aylar boyunca nöbet tutarak projeye yönelik itirazlarını dile getiren Vartolular açısından da süreç artık yeni bir aşamada: Sahadaki çevresel ve jeolojik koşullar bilirkişiler tarafından yerinde incelenecek; bilimsel değerlendirmeler ise mahkemenin önüne gelecek.

Haber -Gazeteci Ali Cenap Fırat