HAKLI ÇIKMAK MI, BİRBİRİMİZİ ANLAMAK MI?
Birbirimizi anlamaya çalışmaktan çok, haklı çıkmak için konuşuyoruz. Dinlemeden yargılıyor, farklı bir düşünceye tahammül etmekte zorlanıyoruz. “Benim doğrum” diye ısrar ederken ortaklaşabileceğimiz noktaları kaybediyoruz. Oysa hiçbirimiz her şeyi bilemeyiz. Birimizin göremediğini diğerimiz görebilir. Fikrimizi değiştirmek bizi küçültmez; başkasının emeğini takdir etmek değerimizi azaltmaz. İnsan, kendi eksiklerini görebildiği ölçüde olgunlaşır.
Egolar öne çıktığında ortak emek geri çekiliyor. Yapılan işi geliştirmek yerine yapanı yıpratıyor, sorumluluk alma zamanı geldiğinde geri durabiliyoruz. Böylece söz çoğalırken iş azalıyor; emek verenler yoruluyor, birlikte çalışma isteği zayıflıyor.
Zamanla insanlar yanlış anlaşılmaktan, küçümsenmekten ya da sürekli eleştirilmekten çekinerek düşüncelerini paylaşmamaya başlıyor. Oysa herkesin rahatça söz söyleyebildiği bir ortam, ortak aklın gelişmesini sağlar. Bir insanı susturduğumuzda, onun sunabileceği katkıyı da kaybedebiliriz.
Eleştiri elbette gereklidir. Ancak “Bu olmamış” derken, “Birlikte nasıl düzeltebiliriz?” sorusunu da sormalıyız. Söylediğimiz sözün sorumluluğunu almak, çözüm için emek vermeyi gerektirir.
Kendisini aydın, ilerici ve demokrat olarak gören insan, savunduğu değerleri ilişkilerinde de yaşatmalıdır. Farklı fikirlere saygı duymak, dinlemek ve kimseyi aşağılamadan tartışabilmek bunun bir parçasıdır. Her konuda aynı düşünmeden de ortak amaçlar için çalışabiliriz.
Kolektif çalışma, kararları birlikte almak kadar yükü de paylaşmaktır. Herkesin kendi imkânı ve yeteneği ölçüsünde katkı sunduğu, emeğin görünür olduğu bir anlayışa ihtiyacımız var. Güven de böyle oluşur: Verilen söz tutuldukça, insanlar birbirinin yanında durdukça.
Bu anlayış bir günde değişmez. Değişim, hepimizin kendi tavrını sorgulamasıyla başlar. Birbirimizi tüketmek yerine anlamaya, sorumluluğu paylaşmaya ve ortak fikirlerimizi hayata geçirmeye ihtiyacımız var.
Her tartışmayı kazanıp birbirimizi kaybediyorsak, neyi başardığımızı yeniden düşünmeliyiz.


