KÜRECİK KURUMLAŞMA VE TEMEL GÖREVLERİMİZ
Öncelikle bazı konuları açıklığa kavuşturmak gerekiyor. Avrupa’da ve ülkede uzun yıllardır faaliyet yürüten Kürecik dernekleri ve kurumları bulunmaktadır. Toplumumuzun temel ihtiyaçlarını karşılamak, sorunlarını dile getirmek, dayanışmayı güçlendirmek ve insanlarımızı bir araya getirmek amacıyla yürütülen bu çalışmalar değerlidir. Bu faaliyetlerde emeği geçen herkese ayrı ayrı teşekkür etmek gerekiyor.
Sosyal medyada Kürecik adına yayın yapan, sayfalar oluşturan ve yöremizle ilgili paylaşımlarda bulunan arkadaşlarımızın emekleri de kıymetlidir. Kürecik’in tarihi üzerine araştırma yapan, kitap yazan ve geçmişimizi kaleme alan insanların katkılarını da saygıyla anmak gerekir.
Ancak bütün bu değerli çalışmaların yanında, üzerinde durmamız gereken önemli bir eksiklik bulunmaktadır: Kürecik’in hafızasını bir araya getiren, düzenli ve gelecek nesillere aktarılabilecek ortak bir arşivimizin yetersizliği.
Benim gözlemim, çalışmalarımızın önemli bir bölümünün o günün ihtiyacını karşılamakla sınırlı kaldığıdır. Bir etkinlik düzenliyoruz, bir paylaşım yapıyoruz, bir anma gerçekleştiriyoruz. Fakat o çalışma sırasında topladığımız bilgileri, fotoğrafları ve belgeleri daha sonra yeniden kullanılabilecek şekilde korumakta ve ortak bir hafızaya dönüştürmekte yeterince başarılı olamıyoruz.
Oysa Kürecik; tarihi, kültürü, toplumsal yaşamı ve mücadele birikimiyle araştırılması, yazılması ve belgelenmesi gereken bir coğrafyadır. Bu birikimin önemli bir bölümü hâlâ büyüklerimizin hafızasında, ailelerin fotoğraf albümlerinde ve sözlü anlatımlarda yaşamaktadır. Bunları zamanında kayıt altına alamazsak, insanlarımızla birlikte hatıralarımızı ve geçmişimize ait bilgileri de kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalırız.
Bu eksikliği kendi çalışmalarımızda da yaşadık. Kürecik’te devrimci mücadelede yaşamını yitiren insanlarımızla ilgili bir gece için albüm ve video hazırlamak istediğimizde, birçok kişinin fotoğrafına ve yaşam öyküsüne ulaşamadık. Ailelerle iletişim kurmakta, isimleri ve bilgileri tamamlamakta zorlandık. Etkinliğe bir ay kala, ancak ulaşabildiğimiz bilgiler ve bulabildiğimiz fotoğraflarla bir görsel çalışma hazırlayabildik.
Benzer şekilde, Kürecik’in bütün köylerinin fotoğraflarını dernek binamızda sergilemek istediğimizde de gerekli görsellere ulaşamadık. Bu kadar derneğin, sosyal medya sayfasının ve emek veren insanın bulunduğu bir ortamda, köylerimizin fotoğraflarını bile toplu ve düzenli biçimde bulamamak, arşiv konusundaki eksikliğimizi açıkça gösteriyor.
Buradan hareketle, kurumlarımıza ve hepimize düşen temel görevler vardır.
Kürecik’te yetişen sebzeler, meyveler, yabani bitkiler ve yöremizin doğal zenginlikleri, yerel adları ve kullanım biçimleriyle birlikte kayıt altına alınmalıdır. Bunların fotoğraflarını ve bilgilerini içeren albümler hazırlanmalıdır. Böylece yalnızca bir bitkinin görüntüsünü değil, onunla ilgili bilgiyi ve yaşam kültürünü de koruyabiliriz.
Devrimci mücadelede yaşamını yitiren Kürecikli insanlarımızın isimleri, köyleri, fotoğrafları ve yaşam öyküleri titizlikle araştırılmalıdır. Ailelerin ve kendilerini tanıyan insanların anlatımları toplanmalı; eksik veya yanlış bilgiler karşılaştırılarak düzeltilmelidir. Bu çalışma, albümlere, belgesellere ve kalıcı bir arşive dönüştürülmelidir. Onların anısını gelecek nesillere taşımanın yolu, yaşamlarını doğru bilgilerle belgelemekten geçer.
Geçmişte tarımda kullandığımız araçlar, günlük yaşamımızdaki eşya ve gereçler, üretim biçimlerimiz, yemeklerimiz, geleneklerimiz ve köy hayatımız da aynı özenle belgelenmelidir. Bir düvenin, bir yayığın, bir gaz lambasının ya da bir dokuma tezgâhının fotoğrafı, kullanımını ve insanların hayatındaki yerini anlatan bilgilerle birlikte korunmalıdır.
Köylerimizin eski ve yeni fotoğrafları, yer adları, anılar, masallar, türküler ve yaşanmışlıklar da bu ortak hafızanın parçalarıdır. Büyüklerimizin anlatımlarını sesli, görüntülü veya yazılı olarak kaydetmek, bugün yapabileceğimiz en değerli çalışmalardan biridir.
Kurumsallaşmanın önemli bir ölçüsü, üretilen emeğin kalıcı hâle gelmesidir. Yıllar içinde toplanan bilgiler kişisel telefonlarda, dağınık mesajlarda veya erişilmesi zor sosyal medya paylaşımlarında kalırsa, her yeni çalışmada aynı bilgileri yeniden aramak zorunda kalırız. Düzenli bir arşiv ise hem emeğin kaybolmasını önler hem de yapılacak etkinliklere, yayınlara ve araştırmalara kaynak sağlar.
Bunun için ortak bir çalışma ekibi oluşturulmalı; toplanan her fotoğraf ve belgenin kimden geldiği, hangi köye ait olduğu, tarihi ve açıklaması mümkün olduğunca kaydedilmelidir. Arşivin düzenlenmesi, korunması, yedeklenmesi ve yeni bilgilerle tamamlanması için sorumluluk paylaşılmalıdır. Böylece çalışma, birkaç kişinin çabasına bağlı kalmadan sürdürülebilir.
Avrupa’da ve ülkede faaliyet yürüten Kürecik dernekleri, kurumları, sosyal medya sayfalarını yöneten arkadaşlarımız, araştırmacılarımız ve büyüklerimiz bu konuda ortak hareket etmelidir. Herkes elindeki bilgiyle, fotoğrafla, belgeyle veya anlatımla katkıda bulunabilir. Bir kişinin sakladığı eski fotoğraf, başka birinin anlattığı anıyla birleştiğinde geçmişimizin eksik bir parçası tamamlanabilir.
Bu çağrım, bugüne kadar verilen emeklerin devamını ve kalıcılığını sağlamak içindir. Yapılan değerli çalışmaları ortak bir arşivde buluşturabilirsek, hem bugünkü ihtiyaçlarımızı karşılarız hem de gençlerimize köklerini tanıyabilecekleri bir kaynak bırakırız.
Kürecik’in hafızasını oluşturmak, kurumlarımızın ve hepimizin ortak sorumluluğudur. Geçmişimizi araştırmak, yaşanmışlıklarımızı ortaya çıkarmak ve bunları belgeleyerek gelecek nesillere taşımak için bugünden birlikte çalışmalıyız.
Çünkü bugün koruduğumuz her fotoğraf, kaydettiğimiz her anı ve doğruladığımız her bilgi, yarın Kürecik’in tarihini öğrenmek isteyen bir gencin elinde değerli bir kaynak olacaktır.


