CUMARTESİ ANNELERİ’NDEN 33 YILLIK ADALET ÇAĞRISI ABDÜLMECİT BASKIN DOSYASINDA CEZASIZLIĞA SON VERİLSİN
Cumartesi Anneleri/İnsanları, 1124’üncü hafta eylemlerinde, 1993 yılında gözaltına alındıktan sonra elleri bağlı ve silahla öldürülmüş halde bulunan Ankara Altındağ Nüfus Müdürü Abdülmecit Baskın için adalet talebini yineledi. Tanık ifadeleri, somut deliller ve itiraflara rağmen sanıkların beraat etmesine tepki gösteren kayıp yakınları, “Yargıya güveni yeniden kurmanın yolu cezasızlığa son vermekten geçiyor” çağrısında bulundu.
GALATASARAY MEYDANI’NDA 1124 HAFTALIK ADALET MÜCADELESİ
Türkiye’de gözaltında kaybetmelere karşı hakikat ve adalet mücadelesinin simgesi haline gelen Cumartesi Anneleri/İnsanları, 1124’üncü hafta buluşmasında bir kez daha Galatasaray Meydanı’ndaydı.
1995 yılından bu yana gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini öğrenmek ve sorumluların yargılanmasını sağlamak amacıyla mücadele eden Cumartesi Anneleri, ellerinde kayıplarının fotoğrafları ve karanfillerle polis bariyerlerinin önünde bir araya geldi.
Bu haftaki eylemde, 30 Eylül 1993 tarihinde gözaltına alındıktan sonra öldürülen Ankara Altındağ Nüfus Müdürü Abdülmecit Baskın’ın dosyası gündeme taşındı.
Aradan geçen 33 yıla rağmen adaletin sağlanamadığına dikkat çeken kayıp yakınları, cezasızlık politikalarının yalnızca mağdur ailelerini değil, toplumun hukuk sistemine duyduğu güveni de derinden sarstığını vurguladı.
MAKAMINDAN AYRILDI, ÜÇ GÜN SONRA CANSIZ BEDENİ BULUNDU
Cumartesi Anneleri’nin açıklamasında aktarılan bilgilere göre, 41 yaşında ve üç çocuk babası olan Abdülmecit Baskın, Ankara Altındağ Nüfus Müdürü olarak görev yapıyordu.
Baskın, 30 Eylül 1993 tarihinde makamından ayrıldıktan sonra özel harekât polisleri tarafından gözaltına alındı. Ancak yetkililer, Baskın’ın gözaltına alındığını kabul etmedi.
Ailesinin kendisinden haber alamadığı Baskın’ın cansız bedeni, üç gün sonra, 3 Ekim 1993 tarihinde Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde bulundu.
Baskın’ın ellerinin arkadan bağlı olduğu ve ateşli silahla öldürüldüğü belirtildi.
Yaşananların ardından ailesi, olayın bütün yönleriyle aydınlatılması ve sorumluların yargı önüne çıkarılması için uzun yıllar hukuk mücadelesi yürüttü. Ancak Cumartesi Anneleri’nin açıklamasına göre soruşturma etkili biçimde yürütülmedi ve dosya yıllarca sonuçsuz bırakıldı.
DELİLLERE VE İTİRAFLARA RAĞMEN CEZASIZLIK SÜRÜYOR
İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon Üyesi Sebla Arcan, Abdülmecit Baskın dosyasının Türkiye’deki cezasızlık sorununun çarpıcı örneklerinden biri olduğunu belirtti.
Arcan, tanık anlatımlarına, somut delillere ve kamu görevlilerinin itiraflarına rağmen sanıkların beraat ettiğine dikkat çekerek etkili soruşturma ve adil yargılama çağrısında bulundu.
Cumartesi Anneleri’nin ortak açıklamasında ise şu ifadelere yer verildi.
“Zorla kaybetme davalarında aileler, gerçeğin ortaya çıkarılması ve adaletin sağlanması için yıllarca mücadele ediyor. Tanık anlatımları, somut deliller, hatta kamu görevlilerinin itirafları dosyalara giriyor. Buna rağmen soruşturmalar etkisiz bırakılıyor, davalar zamanaşımına sürükleniyor ve failler cezasızlıkla korunuyor.”
Açıklamada, cezasızlığın ağır insan hakları ihlallerinin aydınlatılmasını engellediği ve adalete duyulan toplumsal güveni zedelediği vurgulandı.
BASKIN’IN OĞLU BİR DAVANIN DÜŞMESİ, GERÇEĞİN ORTADAN KALKMASI DEĞİLDİR
Abdülmecit Baskın’ın oğlu Eren Baskın, babasının öldürülmesinin üzerinden 33 yıl geçmesine rağmen adalet arayışlarının devam ettiğini belirterek yargı süreçlerinin sonuçsuz kalmasının yaşanan gerçekleri değiştirmeyeceğini ifade etti.
“Bir davanın düşmesi, gerçeğin ortadan kalkması değildir.”
Eren Baskın’ın sözleri, yıllardır hakikat ve adalet talebiyle mücadele eden kayıp ailelerinin ortak itirazını bir kez daha ortaya koydu.
Baskın’ın kızı Melek Baskın ise mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı.
“Değil otuz yıl, yüz yıl da geçse biz adaleti aramaktan vazgeçmeyeceğiz.”
YARGIYA GÜVENİN YOLU CEZASIZLIĞA SON VERMEKTEN GEÇİYOR
Cumartesi Anneleri/İnsanları, açıklamalarında gözaltında kaybetme dosyalarının etkili ve bağımsız biçimde soruşturulması gerektiğini belirterek zamanaşımı ve cezasızlık uygulamalarına tepki gösterdi.
“Bu uygulamalar, yargıyı hakların güvencesi olmaktan çıkarıyor. Yalnızca kayıp yakınlarının değil, toplumun da adalete ve yargıya olan güvenini yok ediyor. Yargıya güveni yeniden kurmanın yolu ise cezasızlığa son vermekten geçiyor.”
Açıklamada, Abdülmecit Baskın dosyasının delillere ve itiraflara rağmen adaletin sağlanamamasının somut örneklerinden biri olduğu ifade edildi.
33 YIL GEÇTİ, ADALET ARAYIŞI BİTMEDİ
Abdülmecit Baskın’ın öldürülmesinin üzerinden 33 yıl geçti. Geride üç çocuğun, bir ailenin ve yıllardır yanıt bekleyen bir adalet mücadelesinin hikâyesi kaldı.
Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın 1124 haftadır sürdürdüğü mücadele ise Türkiye’nin geçmişindeki ağır insan hakları ihlalleriyle yüzleşilmesi, kayıpların akıbetinin açıklığa kavuşturulması ve sorumluların hesap vermesi talebini gündemde tutmaya devam ediyor.
Galatasaray Meydanı’ndan yükselen çağrı açık.Gerçekler karanlıkta bırakılmasın, kayıplar unutulmasın, cezasızlık sona ersin.
33 YILDIR AYNI ACININ, AYNI SORUNUN VE AYNI ADALET TALEBİNİN PEŞİNDELER: ABDÜLMECİT BASKIN İÇİN ADALET


