Yeter Gültekin Berlin’de Hayatını Kaybetti

2 Temmuz 1993’te yaşanan ve Türkiye tarihine kara bir leke olarak geçen Sivas Katliamında yaşamını yitiren 33 aydın, sanatçı ve gençten biri olan Hasret Gültekin’in eşi Yeter Gültekin, uzun yıllardır ikamet ettiği Almanya’nın Berlin kentinde hayatını kaybetti. Acı haber, başta Avrupa’daki Alevi toplumu olmak üzere insan hakları savunucuları ve demokrasi çevrelerinde derin bir üzüntü yarattı.

Yeter Gültekin Berlin’de Hayatını Kaybetti

Adalet Mücadelesiyle Geçen Bir Ömür

Eşinin Madımak Oteli’nde yakılarak katledilmesinin ardından henüz doğmamış çocuğuyla birlikte büyük bir acının ortasında kalan Yeter Gültekin, yasını sessizce yaşayan bir isim olmadı.

Tam tersine, geçen 33 yıl boyunca adalet arayışının en kararlı ve en onurlu seslerinden biri haline geldi.

Sivas davasının zaman aşımına uğratılmaması, sorumluların yargılanması ve katliamın “insanlığa karşı suç” olarak kabul edilmesi için hem Türkiye’de hem de uluslararası platformlarda mücadele yürüttü.

Berlin başta olmak üzere Avrupa’nın birçok kentinde düzenlenen anma etkinliklerinde, konferanslarda ve demokratik eylemlerde yer aldı. Onun için Madımak yalnızca geçmişte kalmış bir trajedi değil, yüzleşilmesi gereken bir hakikat ve sürdürülen bir vicdan borcuydu.

Madımak’ın Dinmeyen Sızısı

2 Temmuz 1993’te Pir Sultan Abdal Şenlikleri için Sivas’ta bulunan aydın ve sanatçılar, radikal grupların hedefi olmuş; Madımak Oteli ateşe verilmişti. Otelde bulunan 33 kişi yaşamını yitirirken, olay Türkiye’nin en büyük toplumsal travmalarından biri olarak hafızalara kazındı.

Yeter Gültekin için bu tarih yalnızca bir yıldönümü değildi; bir ömrün ikiye bölündüğü gündü.

Eşinin ölümünden kısa süre sonra dünyaya gelen oğluyla birlikte hem annelik sorumluluğunu hem de hak arama mücadelesini omuzladı. Hasret Gültekin’in sanatını, müziğini ve düşünsel mirasını yaşatmak için yürütülen çalışmalarda aktif rol aldı.

Avrupa Alevi Toplumu İçin Sembol Bir İsimdi

Yeter Gültekin, özellikle Avrupa’daki Alevi kurumları ve insan hakları örgütleri için sembol bir figürdü.

Onun mücadelesi yalnızca eşinin hatırasını yaşatma çabası değildi; aynı zamanda laiklik, demokrasi ve inanç özgürlüğü için verilen daha geniş bir toplumsal mücadelenin parçasıydı.

Her anmada “Madımak unutulmayacak” sözünü yineledi. Adalet sağlanmadan yaraların kapanmayacağını savundu.

Ardında Onurlu Bir Direniş Bıraktı

Berlin’de yaşamını yitiren Yeter Gültekin’in vefatı, 33 yıldır süren adalet arayışının sembol isimlerinden birinin daha aramızdan ayrılması anlamına geliyor.

Ancak geride bıraktığı miras, yalnızca bir acının hatırası değil; hakikat ve adalet için verilen kararlı bir mücadelenin hafızası olarak yaşamaya devam edecek.

Madımak’ın sızısı dinmedi.

Yeter Gültekin’in sesi ise, adalet talebiyle birlikte hafızalarda yaşamayı sürdürecek.