28 YILDIR DİNMEYEN ACI ÜMİT CİHAN TARHO MALATYA’DA KATLEDİLDİ
Ümit Cihan Tarho’nun Katledilişinin Üzerinden Yıllar Geçti, Acı ve Öfke Dinmedi. Türkiye’nin yakın tarihindeki en sarsıcı nefret cinayetlerinden biri, Malatya’da işlendi. Ümit Cihan Tarho, İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi Tarih Bölümü öğrencisiydi. Henüz 21 yaşındaydı. Gençliğinin baharında, bir otobüs durağında, Ramazan ayında oruç tutmadığı gerekçesiyle ülkücü bir grubun bıçaklı saldırısı sonucu hayattan koparıldı.
OTOBÜS DURAĞINDA LİNÇ, HASTANEDE ÖLÜM
7 Ocak 1998 günü, üniversite öğrencisi Ümit Cihan Tarho, Malatya şehir merkezinde bir otobüs durağında beklerken, bir grup faşist-ülkücü saldırganın hedefi oldu. Sözlü hakaretlerle başlayan saldırı kısa sürede fiziki şiddete dönüştü. Tarho, bıçaklanarak ağır yaralandı.
Ağır yaralı halde Turgut Özal Tıp merkezi'ne kaldırılan genç öğrenci, dört gün boyunca yaşam mücadelesi verdi. Ancak 11 Ocak 1998 sabahı, tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi.
ON BİNLERİN VİCDANINI SARSTI
Ümit Cihan Tarho’nun ölümü, yalnızca Malatya’yı değil, tüm Türkiye’yi sarstı. Tarho, yaklaşık üç bin kişinin katıldığı bir cenaze töreniyle toprağa verildi. Törende, faşist saldırılar ve nefret suçları sloganlarla lanetlendi. O gün Malatya sokaklarında yankılanan öfke, aslında toplumun ortak vicdan çığlığıydı.
SALDIRGANLAR, YARGILAMA VE CEZASIZLIK
Saldırıya karıştığı tespit edilen beş ülkücü öğrenci
Caner Öztürk, Korkut Özalp, Muhammet Şahin, M. Fatih Gökal ve M. Hanifi Azdikoğlu ilk aşamada gözaltına alındı. Yapılan soruşturma sonucunda bıçağı kullanan kişinin Kadri Kılıç olduğu belirlendi.
İnönü Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor MYO öğrencisi olan Kadri Kılıç, Malatya Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandı.
Mahkeme, Kılıç’a
Kasten adam öldürmekten 20 yıl hapis,
Ömür boyu kamu hizmetlerinden men cezası verdi.
Diğer sanıklara ise 5 ay ile 20 ay arasında değişen hapis cezaları verildi.
Ancak karar, kamuoyundaki öfkeyi dindirmedi. Çünkü birinci dereceden katil Kadri Kılıç, şartlı tahliye yasasından yararlanarak 2003 yılında serbest bırakıldı.
KATİLİN MAHKEMEDEKİ ÇARPICI İTİRAFLARI
Kadri Kılıç, mahkeme sürecinde verdiği 17 sayfalık ek savunmasında, çarpıcı iddialarda bulundu.
Savunmasında, cezaevi yönetiminin dilekçelerini (MHP) teşkilatına bildirdiğini, partili avukatlar aracılığıyla yanlış ifade vermeye zorlandığını öne sürdü.
Kılıç ayrıca, Malatya Ülkü Ocağı çevresinden bazı isimlerin olayın asli sorumluları olmasına rağmen örgüt talimatıyla korunup olay dışındaymış gibi gösterildiğini iddia etti. Bu ifadeler, davanın örgütlü bir yapı içinde ele alındığı yönündeki kuşkuları daha da güçlendirdi.
TAHLİYE, SÜRGÜN HAYAT VE İNTİHAR
Tahliyesinin ardından Kadri Kılıç’ın üniversiteye dönmediği, Maraş’ın Pazarcık ilçesine bağlı Haydarhöyük köyünde yaşamaya başladığı öğrenildi.
Kılıç, 2012 yılında, köydeki evinde kendini asarak intihar etti.
Bu gelişme, Tarho ailesinin ve kamuoyunun adalet duygusunu daha da yaraladı.
BABA TARHO ÖZENLE BÜYÜTTÜĞÜMÜZ BİR ÇOCUKTU
Alevi bir ailenin çocuğu olan Ümit Cihan Tarho’nun babası Zülküf Tarho, yıllar önce yaptığı açıklamada oğlunu şu sözlerle anlatmıştı.
Cihan özenle büyüttüğümüz bir çocuktu. Hiçbir arkadaşıyla kavga ettiğini duymadım. Kimse ondan şikâyetçi olmadı.
ORUÇ BAHANE EDİLDİ, İNTİKAM İÇİN ÖLDÜRÜLDÜ
Tarho’nun bir üst sınıf arkadaşı ise olayın arka planını şu sözlerle özetledi.
Hiçbir fraksiyona bulaşmamış, herkese notlarını veren, güler yüzlü bir çocuktu. Oruç bahane edildi; asıl mesele nefretti, intikamdı.
Bu tanıklıklar, cinayetin inanç değil, ideolojik ve mezhepsel nefret temelli olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

