“Tecrit sadece bireysel değil, toplumsal bir sorun”
Parti sözcüleri, İmralı’da uygulanan mutlak tecrit politikasının yalnızca Abdullah Öcalan’ın haklarıyla ilgili olmadığını, aslında tüm toplumu ilgilendiren siyasal bir mesele olduğunu vurguladı.
“Tecrit, sadece bir kişiyi hedef almıyor. Bu, Türkiye’de barış ihtimalini de, demokrasinin gelişimini de kilitliyor. Halkın siyasal katılımı, ifade özgürlüğü ve geleceğe dair umutları doğrudan etkileniyor.”
DEM Parti’ye göre, tecrit politikası, Kürt sorununun demokratik çözümünün önünü tıkayan en büyük engellerden biri olmaya devam ediyor.
Diyalog çağrısı: “Kapalı kapılar değil, açık müzakere”
Açıklamanın ikinci önemli noktası, diyalog kavramı oldu. Parti, hem devlet hem de toplumsal aktörler arasında yeni bir müzakere sürecinin başlatılması gerektiğini savundu.
“Kürt sorunu güvenlikçi politikalarla çözülemez. On yıllardır görüldü ki inkâr ve baskı, sorunu sadece büyüttü. Diyalog kanalları açılmalı, taraflar masaya oturmalıdır. Bu sadece Kürtler için değil, tüm Türkiye halkları için bir ihtiyaçtır.”
Çözüm vurgusu: “Barış herkesin meselesidir”
DEM Parti, üçüncü başlık olan çözüm kavramını ise Türkiye’nin geleceği açısından “kaçınılmaz” olarak tanımladı. Parti, çözüm sürecinin yeniden gündeme gelmesinin sadece Kürtler için değil, bütün toplum için zorunlu olduğuna işaret etti.
“Çözümün adresi bellidir. Kürt sorununun demokratik yollarla çözülmesi, hem halkların kardeşliği hem de Türkiye’nin gelecekte istikrarlı ve barış içinde ilerlemesi için şarttır. Çözüm ertelendikçe çatışmalar ve gerilimler derinleşmektedir.”
Arka plan: Hatırlanan “çözüm süreci”
2013-2015 yılları arasında yürütülen çözüm sürecini hatırlatan DEM Parti, bu sürecin toplumda büyük bir umut yarattığını ancak devletin geri adımlarıyla sona erdiğini dile getirdi. Parti yetkililerine göre, bugün yeniden konuşulan İmralı görüşmeleri, “yeni bir sürecin kapısını aralayabilir.”
Siyasi etkiler
Siyasi gözlemciler, DEM Parti’nin açıklamasının sadece İmralı’daki görüşmeye dair bir değerlendirme olmadığını, aynı zamanda iktidara ve muhalefete net bir mesaj içerdiğini belirtiyor.
• İktidara mesaj: Tecrit politikaları son bulmalı, Kürt sorununda müzakere kanalları açılmalı.
• Muhalefete mesaj: Kürt sorunu görmezden gelinemez; demokratik çözüm, gerçek bir demokrasi için ön şarttır.
• Topluma mesaj: Barış ve çözüm, yalnızca Kürtlerin değil, tüm halkların ortak çıkarıdır.
“Tecrit, diyalog ve çözüm” üçlemesi
DEM Parti’nin açıklamasında öne çıkan bu üç kavram, önümüzdeki dönemde hem siyasi tartışmalarda hem de kamuoyunda sıkça gündeme gelebilecek yeni bir çerçeve olarak değerlendiriliyor.