İSTANBUL TARİHİ SAĞANAĞIN PENÇESİNDE 41 YILIN EN YÜKSEK YAĞIŞ DEĞERLERİNDEN BİRİ KAYDEDİLDİ

BEYKOZ'DA METREKAREYE 242 KİLOGRAM YAĞIŞ DÜŞTÜ, İBB'YE 6 BİN 937 İHBAR ULAŞTI. AKOM'DAN KRİTİK UYARI TEHLİKE HENÜZ GEÇMEDİ İstanbul, son yılların en şiddetli yağışlarından biriyle karşı karşıya. Salı sabahından itibaren kenti etkisi altına alan kuvvetli sağanak, günlük yaşamı olumsuz etkilerken, açıklanan meteorolojik veriler yağışın olağanüstü boyutlarını ortaya koydu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), kentte ölçülen yağış miktarının 1985 yılından bu yana kaydedilen en yüksek değerler arasında yer aldığını duyurdu. Özellikle Beykoz'da metrekareye düşen 242 kilogram yağış, yaşanan meteorolojik olayın büyüklüğünü gözler önüne serdi. Kent genelinde İBB'ye 6 bin 937 ihbar ulaşırken, Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), kuvvetli yağış ve fırtınanın perşembe sabahına kadar etkisini sürdürebileceği uyarısında bulundu.

İSTANBUL TARİHİ SAĞANAĞIN PENÇESİNDE 41 YILIN EN YÜKSEK YAĞIŞ DEĞERLERİNDEN BİRİ KAYDEDİLDİ
İSTANBUL TARİHİ SAĞANAĞIN PENÇESİNDE 41 YILIN EN YÜKSEK YAĞIŞ DEĞERLERİNDEN BİRİ KAYDEDİLDİ
İSTANBUL TARİHİ SAĞANAĞIN PENÇESİNDE 41 YILIN EN YÜKSEK YAĞIŞ DEĞERLERİNDEN BİRİ KAYDEDİLDİ
İSTANBUL TARİHİ SAĞANAĞIN PENÇESİNDE 41 YILIN EN YÜKSEK YAĞIŞ DEĞERLERİNDEN BİRİ KAYDEDİLDİ
İSTANBUL TARİHİ SAĞANAĞIN PENÇESİNDE 41 YILIN EN YÜKSEK YAĞIŞ DEĞERLERİNDEN BİRİ KAYDEDİLDİ

İSTANBUL'DA TARİHİ YAĞIŞ BEYKOZ'DA 242 KİLOGRAMLIK REKOR SEVİYE

İstanbul'un birçok ilçesinde etkili olan sağanak, özellikle kentin kuzey kesimlerinde olağanüstü seviyelere ulaştı. Beykoz'da metrekareye düşen 242 kilogram yağış, yaklaşık 242 milimetrelik su birikimine karşılık geliyor.

Bu miktar, bir metrekarelik alana 242 litre yağmur suyu düşmesi anlamına geliyor.

Yağışın yoğunluğu, kentteki yağmur suyu tahliye sistemlerinin kapasitesini ve aşırı hava olaylarına karşı altyapının dayanıklılığını yeniden gündeme taşıdı.

Özellikle dere yatakları, alt geçitler, bodrum katları ve alçak kesimlerde su baskını tehlikesi öne çıkarken, kuvvetli yağışların devam etmesi durumunda yeni taşkınların yaşanabileceği değerlendiriliyor.

6 BİN 937 İHBAR MEGAKENTTE AFET ALARMI

İBB tarafından açıklanan 6 bin 937 ihbar, sağanağın kent genelinde yarattığı olağanüstü hareketliliği ortaya koydu.

Şiddetli yağış nedeniyle su baskınları, yağmur suyu tahliyesi, ulaşım güvenliği ve altyapı sorunlarına yönelik müdahale ihtiyacı artarken, belediyenin ilgili birimleri olumsuzlukları gidermek amacıyla çalışmalarını yoğunlaştırdı.

İstanbul gibi milyonlarca insanın yaşadığı, yoğun yapılaşmanın ve ulaşım hareketliliğinin bulunduğu bir metropolde, kısa sürede düşen yüksek miktardaki yağışın yalnızca günlük yaşamı değil, kamu güvenliğini ve temel hizmetlerin sürekliliğini de tehdit edebileceği bir kez daha görüldü.

AKOM'DAN KRİTİK UYARI KUVVETLİ YAĞIŞ VE FIRTINA DEVAM EDEBİLİR

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi, olumsuz hava koşullarına ilişkin uyarılarını sürdürdü.

AKOM'un açıklamasına göre, kuvvetli sağanak ve fırtınanın 15 Ekim Perşembe sabahına kadar etkili olabileceği belirtildi.

Yağışların devam etmesiyle birlikte su baskınları, ani taşkınlar, ulaşımda aksamalar ve kuvvetli rüzgârın neden olabileceği olumsuzluklara karşı dikkatli olunması istendi.

Özellikle riskli bölgelerde yaşayan yurttaşların güncel meteorolojik uyarıları takip etmeleri, zorunlu olmadıkça su baskını tehlikesi bulunan güzergâhları kullanmamaları ve yetkili kurumların açıklamalarını dikkate almaları önem taşıyor.

AŞIRI YAĞIŞLAR, İSTANBUL'UN ALTYAPI GERÇEĞİNİ YENİDEN GÜNDEME TAŞIDI

Yaşanan olağanüstü sağanak, İstanbul'un yalnızca meteorolojik tehditlerle değil, aynı zamanda kentleşme, altyapı ve afetlere hazırlık sorunlarıyla da karşı karşıya olduğunu gösteriyor.

Yoğun betonlaşma, doğal su emilim alanlarının azalması, dere yatakları üzerindeki yapılaşma ve yağmur suyu tahliye sistemlerinin kapasitesi, aşırı yağışların yol açabileceği zararları belirleyen önemli faktörler arasında bulunuyor.

Uzmanların uzun süredir dikkat çektiği iklim değişikliği gerçeği de bu tabloyu daha önemli hâle getiriyor. Artan sıcaklıklar ve değişen yağış düzenleri, büyük kentlerin aşırı hava olaylarına karşı daha dirençli hâle getirilmesini zorunlu kılıyor.

Ancak tek bir aşırı yağış olayının doğrudan iklim değişikliğinden kaynaklandığını söylemek için ayrıca bilimsel değerlendirme yapılması gerekiyor.

 İSTANBUL DAHA BÜYÜK BİR AFETE NE KADAR HAZIR?

41 yıllık ölçüm geçmişinin en dikkat çekici yağış değerlerinden birinin kaydedilmesi, İstanbul'un afet yönetimi politikalarının uzun vadeli ve bilimsel temeller üzerinde yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Mesele yalnızca yağış sırasında suyun tahliye edilmesi değil; riskli yapılaşmanın önlenmesi, doğal su havzalarının korunması, altyapı yatırımlarının güçlendirilmesi ve erken uyarı sistemlerinin bütün kentte etkin biçimde işletilmesi.

Afetlere karşı dayanıklı bir İstanbul oluşturulması, yerel yönetimlerden merkezi idareye, şehir plancılarından bilim insanlarına kadar bütün ilgili kurumların ortak ve sürdürülebilir politikalar geliştirmesini gerektiriyor.

İstanbul'da yaşanan tarihi sağanak, doğa olaylarının ne kadar güçlü olabileceğini bir kez daha hatırlatırken, milyonlarca insanın yaşadığı bir kentte afetlere hazırlığın ertelenemez bir kamusal sorumluluk olduğunu da gözler önüne serdi.

Çünkü afetlere karşı gerçek güvenlik, felaketin ardından yapılan müdahalelerle değil, felaket yaşanmadan önce alınan kalıcı önlemlerle sağlanır.