VARTO’DA DOĞA NÖBETİ 170’İNCİ GÜNÜNDE 16 KÖYÜN GELECEĞİ İÇİN GÖZLER 2 KASIM’DA
Varto’da jeotermal enerji projesine karşı aylardır sürdürülen ekoloji mücadelesinde kritik bir aşamaya gelindi. Çalıdere köyünde 170 gündür devam eden nöbetin ardından gözler, 2 Kasım’da gerçekleştirilecek bilirkişi keşfine çevrildi. Varto Ekoloji Platformu, bölgenin su kaynaklarını, tarım alanlarını, meralarını ve doğal yaşamını korumak amacıyla yürütülen mücadeleye dikkat çekerek Türkiye’den Avrupa’ya geniş katılımlı dayanışma çağrısında bulundu.
170 GÜNLÜK NÖBET, TEK BİR TALEP YAŞAM ALANLARININ KORUNMASI
Muş’un Varto ilçesine bağlı Çalıdere (Xwarik) köyünde, IGNIS H2 Enerji Üretim A.Ş. tarafından hayata geçirilmesi planlanan jeotermal enerji projesine yönelik tepkiler sürüyor.
Bölge halkının, projenin çevresel sonuçlarına ilişkin kaygılar nedeniyle başlattığı nöbet 170’inci gününe ulaşırken, aylardır devam eden mücadele 2 Kasım’daki bilirkişi keşfi öncesinde yeniden kamuoyunun gündemine taşındı.
Çalıdere ve çevresindeki köylerde yaşayan yurttaşlar, planlanan sondaj faaliyetlerinin yeraltı su kaynakları, tarımsal üretim, hayvancılık ve bölgenin doğal yapısı üzerinde oluşturabileceği etkilerin kapsamlı biçimde araştırılmasını istiyor.
Bölge sakinlerine göre mesele yalnızca bir enerji yatırımının gerçekleştirilip gerçekleştirilmemesi değil; köylerde yaşamın sürdürülebilirliği, doğal kaynakların korunması ve gelecek kuşaklara bırakılacak çevrenin geleceği.
16 KÖYÜ İLGİLENDİREN PROJEDE ÇEVRESEL KAYGILAR BÜYÜYOR
Planlanan jeotermal enerji projesi kapsamında 10 sondaj kuyusunun açılması öngörülüyor. Projenin etki alanında bulunduğu belirtilen 16 köyde ise çevresel risklere ilişkin tartışmalar devam ediyor.
Bölge halkı, özellikle su kaynakları ile tarım ve hayvancılığa dayalı geçim kaynaklarının korunmasını talep ediyor.
Jeotermal enerji yenilenebilir enerji kaynakları arasında yer alsa da bu tür yatırımların çevresel etkileri; kullanılacak teknoloji, sondaj yöntemleri, jeolojik koşullar ve alınacak koruyucu önlemler doğrultusunda değişebiliyor.
Bu nedenle projenin yeraltı su sistemlerine, tarımsal alanlara ve ekolojik dengeye yönelik olası etkilerinin bağımsız bilimsel incelemelerle ortaya konulması önem taşıyor.
Varto’da sürdürülen itirazların merkezinde de bu değerlendirmelerin yeterliliği ve yerel halkın karar alma süreçlerine katılımı bulunuyor.
HUKUKİ MÜCADELEDE KRİTİK AŞAMA BİLİRKİŞİLER SAHAYA İNİYOR
Projeye ilişkin verilen “Çevresel Etki Değerlendirmesi gerekli değildir” kararına karşı başlatılan hukuki süreçte önemli bir aşamaya gelindi.
Bingöl İdare Mahkemesi tarafından yürütülen dava kapsamında bilirkişi heyetinin 2 Kasım 2026 Pazartesi günü saat 13.30’da bölgede keşif gerçekleştirmesi planlanıyor.
Daha önce 8 Ekim olarak belirlenen keşif tarihi, bilirkişi heyetine yönelik uzmanlık itirazlarının ardından ertelenmişti.
Mahkemenin bilirkişilere yönelttiği 13 ayrı başlıkta, projenin çevresel sonuçlarının bilimsel açıdan değerlendirilmesi amaçlanıyor.
Keşif kapsamında yapılacak teknik incelemeler ve hazırlanacak bilirkişi raporu, mahkemenin projeye ilişkin hukuki değerlendirmesinde önemli bir dayanak oluşturabilecek.
Ancak keşif işlemi tek başına davanın sonuçlandığı anlamına gelmiyor. Nihai karar, bilirkişi raporu ve dosyadaki diğer deliller değerlendirilerek mahkeme tarafından verilecek.
VARTO EKOLOJİ PLATFORMU DAYANIŞMA ÇAĞRISINI GENİŞLETİYOR
Bilirkişi keşfi yaklaşırken Varto Ekoloji Platformu da bilgilendirme ve dayanışma çalışmalarına hız verdi.
Platform temsilcileri, siyasi parti örgütleri, sendikalar, kadın örgütleri, üretici birlikleri ve demokratik kitle kuruluşlarıyla görüşmeler gerçekleştirerek hem devam eden hukuki sürece hem de bölge halkının taleplerine ilişkin bilgi verdi.
Görüşmelerde, keşif günü yapılacak incelemelerin kamuoyu tarafından takip edilmesinin ve yerel halkın çevresel kaygılarının görünür kılınmasının önemine dikkat çekildi.
Platform, Varto’da yaşayan yurttaşların yanı sıra İstanbul, İzmir ve Türkiye’nin farklı kentlerinde bulunan Vartolular ile Avrupa’daki hemşehri topluluklarına da seslendi.
Yapılan çağrının odağında, 2 Kasım’daki keşif sürecine ilişkin toplumsal farkındalığın artırılması ve bölgenin ekolojik geleceğine dair taleplerin kamuoyuna duyurulması bulunuyor.
ÇAYAN DURSUN: HALKIN GÖRÜŞÜ DE DİKKATE ALINMALI
Varto Ekoloji Platformu üyesi Çayan Dursun, keşif öncesinde yaptığı açıklamalarda çevresel değerlendirmelerin yalnızca teknik incelemelerle sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çekti.
Dursun, bölgedeki doğal kaynakların ve ekolojik özelliklerin bilimsel olarak incelenmesinin yanı sıra, projeden etkilenebilecek köylerde yaşayan yurttaşların görüşlerinin de önem taşıdığını vurguladı.
Platformun açıklamalarında, yöre halkının itirazlarının ve taleplerinin karar alma süreçlerinde dikkate alınması gerektiği ifade edildi.
Bu yaklaşım, Varto’daki tartışmayı yalnızca enerji üretimi ve çevresel etkiler ekseninde değil; halkın katılımı, şeffaflık ve çevresel kararların denetlenebilirliği açısından da gündeme taşıyor.
KÖYLERDE YAŞAMIN DEVAMLILIĞI, MÜCADELENİN MERKEZİNDE
Varto’nun kırsal yerleşimlerinde tarım ve hayvancılık, yalnızca ekonomik faaliyetler olarak değil, kuşaklar boyunca sürdürülen toplumsal yaşamın temel unsurları arasında yer alıyor.
Meralar, su kaynakları, yaylalar ve tarımsal alanlar; üretimin devamlılığı kadar köylerin kültürel ve sosyal yapısının korunması açısından da önem taşıyor.
Bu nedenle planlanan enerji projesine yönelik kaygılar, bölge halkı açısından ekonomik, ekolojik ve toplumsal boyutları bulunan daha geniş bir tartışmanın parçası hâline gelmiş durumda.
Aylardır sürdürülen nöbet ise yöre sakinlerinin bu kaygılarını kamuoyuna duyurdukları ve hukuki süreci takip ettikleri bir dayanışma alanı olarak öne çıkıyor.
2 KASIM’DA GÖZLER VARTO’DA OLACAK
Varto’da aylardır devam eden ekoloji mücadelesi, 2 Kasım’daki bilirkişi keşfiyle yeni bir aşamaya giriyor.
Keşif sırasında yapılacak incelemeler; projenin çevresel etkilerinin belirlenmesi, bölge halkının itirazlarının değerlendirilmesi ve devam eden yargı sürecinin ilerleyişi açısından önem taşıyor.
Bir tarafta enerji yatırımı kapsamında planlanan faaliyetler, diğer tarafta su kaynaklarının, tarım alanlarının, meraların ve kırsal yaşamın korunmasına ilişkin talepler bulunuyor.
170 gündür devam eden nöbetin ardından Varto’da şimdi yanıt bekleyen temel soru şu: Planlanan enerji projesinin çevresel etkileri bilimsel ve hukuki açıdan nasıl değerlendirilecek ve bu değerlendirmeler bölgenin geleceğini nasıl şekillendirecek?
Bu sorunun yanıtında 2 Kasım’daki keşif ve sonrasında hazırlanacak bilirkişi raporu belirleyici aşamalardan biri olacak.
VARTO’NUN TOPRAĞI, SUYU VE DOĞAL YAŞAMI İÇİN SÜRDÜRÜLEN MÜCADELEDE GÖZLER 2 KASIM’A ÇEVRİLDİ.
Haber-Gazeteci Ali Cenap Fırat


